“Canlı bir varlığı alıp kirlerimizi onunla temizleme fikri tuhaf değil mi? Aslında hayır, daha doğrusu şöyle: Canlı bir varlığı alıp; onu öldürdükten sonra onunla vücudumuzu temizleme fikri… Evet evet. Yok, tuhaf değil… Daha doğrusu canice… Oysa bizim süngerlere yaptığımız tamı tamına bu, fazlası var eksiği yok. “Süngerlerin sinirleri yok ki!” diyeceksiniz. “Acı çekmiyorlar nasılsa. Hem çoktan ölmüş oluyorlar.” Doğru, ikisi de doğru. Ama siz bir sünger değilsiniz, onun ne deneyimlediğini bilemezsiniz, bu da doğru. Peki ben neden bunlardan bahsediyorum? Süngerin ne yaşadığını anladığımdan mı? Ne olursa olsun, nasıl olursa olsun, yaptığımız şeyleri iyice düşünmeden başka şeyleri yargılamanın anlamsızlığından bahsetmek istiyorum …
Ay: Şubat 2025
25.02.2025
İncecik bir ses duyuyordum. Bir sıvının bir yere dökülüşü gibi. Bir şey mi kaçırıyordu? Anlayamıyordum. Bazen dökülüyor bazen damlıyordu. Nereden geliyordu? Bir şey kokuyordu. Muhtemelen o dökülen ya da damlayan şeyden geliyordu bu muhteşem rayiha. Öyle ama ben hayatım boyunca böyle bir şey koklamamıştım ki! Bu koku bana ait hiçbir şeyde var olamazdı. Daha önce alsam onu kesinlikle hatırlayacağıma emindim. Öylesine farklı, öylesine dünya dışı bir şeydi ki, ilk kokladığında herhangi bir yargıda bulunmak aklına bile gelemezdi. Benim gelmemişti. *** Birkaç dakika sonra onu bulmuştum. Kaktüsümün gür dikenleri altına sığışmış bir ottu. Hem o küçücük gövdesinden akıtabildiği bol ve tuhaf …