Onu bulduğumda bana yaptığı son şakayla veda etmesine fena hâlde kızmıştım. Haydi canım! Bir not, şampanya kadehi, hem de özenle o saçma sapan bir dekor olan çöpe yerleştirilmişti. Bir şeyi yarıda bıraktığında neden onunla özel olarak ilgilenip onu çöpe yerleştirirdi ki bir insan? Tabii ki dekoru benim için hazırlamıştı. Bir şaka dediğime bakmayın, aslında muhtemelen bana yaptığı son işkenceydi. Eh, en azından artık yoktu. Onu bir zamanlar sevmiş olduğuma bile inanamıyordum. Ruj ha! Kadehine ruj izi yapmıştı yahu! Makyajın gramını yüzüne sürmezdi oysa. Bana olan hıncını göstermek istemişti aklı sıra. “Ben senin için süslenmiyorum ama başkası bu ruja değerdi,” mi …
Etiket: kadeh
29.04.2019
Çimin üzerinde, üzerini kaplayan kırağıya selam ederdi ilk önce. Sonra da başucundaki şarap şişesine… Kadeh madeh, bardak mardak bilmezdi. Sadece onunla sessizliği ve tükürüklerini paylaşanlarla paylaşırdı mütevazı içkisini. Zaten konuşamazdı. Beyin hücreleri ruhunun anlatacaklarına yetmiyordu artık. Dinleyemezdi de. En azından sözcükleri…. Doldurmuştu kendisini bir şekilde ve artık tümüyle boşalmak istiyor, ruhuna alkolle lavman yapıyordu. Çıkardığı tek anlaşılır iki ses “oy”idi. Derdini anlatması gerektiğinde bu iki sesle anlatıyordu insanlara ve bazen anlayan da çıkıyordu. Kimi herkes anlayabiliyordu ki?