22.03.2020

Burada her şey ortalama seyrediyor. Şehirde olabiliriz; ama hiçbir yüksek ses yok. Arabalar korna çalmıyor. Sadece bazen hafifçe, çok hafif dokunuyorlar; ama zaten kornalar değiştirildi buralarda. Kulüpler, barlar kapatıldı. Parlak neon lambaları da yok. Hava ne soğuk ne sıcak artık, sadece ılık. Yine de; ılığın nasıl bir şey olduğu çoktan unutuldu. Sadece sıcak ya da soğuk olmayan bir şey olduğu için ılık diyoruz ona. Sözün gelişi yani.
Bundan böyle buralarda ortalama olmak kanunlaştı. Şaka olsun diye söylemiyorum bunları. Dünyanın başka herhangi bir yerinde böyle bir uygulama falan yok, biliyorum; ama buralarda böyle işte.
Aslında böyle olduğu bile unutuldu. Bunun normalden çok farklı bir uygulama olduğu yani. Ta ki, kalın bir kazak giymiş bir gezgin buralara ayak basana kadar…
Kazağı da eniştemin eski kitaplarında görmüştüm, yoksa kitaplarımızda bile yoktur öyle şeyler.
Eski bir kazaktı adamın üzerindeki. Bir gezgin olduğundan pek fazla bir seçeneği bulunmuyordu. Yüzündeki tuhaf ifadeye bakılırsa, buralar hakkında bir bilgisi olduğunu da zannetmiyordum. Hemen muhafızlarımız tarafından yakalanıp kazağı ve benim fark etmediğim o tuhaf çizmeleri derhal çıkarıldı. Ve o tuhaf pantolonu…
Pantolonunun acayipliğini de fark etmemiştim. Kitaplardan gördüğüm için normal bir şey olarak algılamış olmalıydım onu da.
Şimdi de adamcağız çırılçıplak kalmıştı işte. Peki ne yapacaklardı?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir