26.06.2020

Bir gemide çalışıyordu. Hemen hemen her türlü gemide, her işte çalışmıştı. Yeter ki gemi olsun. Ayakları sabit bir zemine değil de devamlı yaylanan bir zemine bassın… O her işi yapardı. Yeter ki, bir dakika bile olsa denizin kokusunu alsın… O mektubu alana kadar böyle ölmeyi planlıyordu ama mektup onu karaya çağırıyordu. Ağabeyi ölünce; babası, ağabeyinin karısı ve üç çocuğu geride kalmıştı. Hiçbiri de iş görebilir durumda değildi. Tarlanın işçiye ihtiyacı vardı ve bunu yapacak tek kişi kendisiydi. Eşyalarını toplayıp istemeye istemeye gitti köyüne. Oradan kaçışını bugün gibi hatırlasa da… Oradan nefret etse, yaklaşan her adımda göğsü tıkansa da… Köyünden kaçarken …

Okumaya Devam Et

22.03.2020

Burada her şey ortalama seyrediyor. Şehirde olabiliriz; ama hiçbir yüksek ses yok. Arabalar korna çalmıyor. Sadece bazen hafifçe, çok hafif dokunuyorlar; ama zaten kornalar değiştirildi buralarda. Kulüpler, barlar kapatıldı. Parlak neon lambaları da yok. Hava ne soğuk ne sıcak artık, sadece ılık. Yine de; ılığın nasıl bir şey olduğu çoktan unutuldu. Sadece sıcak ya da soğuk olmayan bir şey olduğu için ılık diyoruz ona. Sözün gelişi yani. Bundan böyle buralarda ortalama olmak kanunlaştı. Şaka olsun diye söylemiyorum bunları. Dünyanın başka herhangi bir yerinde böyle bir uygulama falan yok, biliyorum; ama buralarda böyle işte. Aslında böyle olduğu bile unutuldu. Bunun normalden …

Okumaya Devam Et