Bir toplaşmaya gitmiştim. Beni çağırmışlardı. Gitmek istediğimden değil, daima hayır demekten sıkıldığımdan oradaydım. Aynı insanlar vardı. Artık kendimi aralarında göremediğim insanlar. Aramızda hiçbir sorun olmasa da görüşmek istemediğim… Doğru, bazılarıyla karşılaştığımda yüzümü buruşturmadan edemiyordum. İşte yanıdaki de o yüz buruşturduğum birkaç insan listesindeydi. oturup listelediğimden değil. Bunu yapmak için uğraşmaya değermiş gibi… En kötüsü de ikimiz yalnız kalmıştık. Baş başa kaldığımızı söylemekten imtina etmemin sebebini tahmin edebilirsiniz herhâlde. Dahası ona uygar davranmam gerekiyordu. Ne de olsa uygarlık pek seçime bağlı değil. Ne kadar öyle görünse de… Yine de yokmuş gibi davranmaya cesaret etmiştim. Allah’tan bu geçici bir şeydi. Bize kahve …