09.01.2019

Steplerde at koşturmanın nasıl bir şey olacağını hep merak etmişimdir. Sınırlayıcı hiçbir işaret olmadan… Belki sadece yemek yeme ihtiyacı…
İnternette profilinde at resimleri olan bir Moğol ile tanışmıştım. Özellikle aramıştım çünkü. Tabii anlaşacağım birisi olması önemliydi; ama ilk ve en önemli kriter Moğol olmasıydı.
Görünen ismi bile at emojisiydi. Sonradan öğrendiğime göre Camuka’ydı; ama onu düşündüğümde şimdi bile o emojiyle gelir zihnime.
İyi arkadaş olmuştuk. Amaçlarımızı, birbirimizden beklentilerimizi başta söylemiştik. O İngilizcesini geliştirmek, ben de hem biraz Moğolca öğrenmek hem de kendimi davet ettirebilmek…
evet, en kısa zamanda beni davet etmek istiyordu. Yani ondan yararlanmaya çalışmamış, gizli kapaklı iş çevirmemiş, her şeyi baştan söylemiştim. At koşturmak istediğimi, birkaç gün de özgürlükte kendimi kaybetmek, rüzgarla bir olmak istediğimi söylemiştim açıkça.
Sonunda o gün gelmişti. Oraya gidebilmiş, çok iyi anlaştığım bir at bulabilmiştim.
Ne var ki, hesap etmediğim bir şey çıkmıştı.
Her adımımda, o da benimle gelmek istiyordu. Bunu kendisine hak sayıyor, beni kollaması gerektiğini düşünüyor, tersini kendisine haksızlık kabul ediyordu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir