Rüyasında bir denizde yüzerken görmüştü kendisini. Yavaş yavaş vücudunun içine girmişti, kendi vücudunu yavaşça benimsemişti sanki. Doğduğunda kendi vücudunda doğmuştu halbuki. Sonra denizde yüzmeye devam etmişlerdi. Kendisi ve kendisini yavaş yavaş benimseyen kendisi. İkisi de; öldüklerinde birleşmişlerdi. ya da birisi gittiği ve diğeri tek kaldığı için, birleştiklerini düşünmüştü. Aslında tümden gitmemişti giden. Nasıl anlatmalı, bir kaplumbağa gibi, sanki sadece kabuğunu büyütüp yaş çizgilerini oluşturmak için bir vesileydi giden. Yeteri kadar çizginin oluştuğunu anlayınca da… Gitmişti.
Ay: Mart 2019
01.03.2019
“Mini minnacık örümcek oluğa tırmandı, Yağmur yağdı, Örümcek aşağı yuvarlandı.” Bir nokta konmuştu. Cümle sonlanmıştı çünkü. Şarkıdaki “Sonra”dan haberi yoktu mini minnacık örümceğin. “Sonra… Güneş açtı, oluğu kuruttu.” Mini minnacık örümceğimiz, arkasına bakmayabilir, oluğun kuruma ihtimalini görmeyebilirdi; umursamayabilirdi bunu. O oluğa tırmansa ne olurdu ki? Örümceğin amacı neydi? Oluğa tırmanmaktan başka yol yok muydu yaşamına devam edebilmek için? Şarkı bunu umursamıyordu ama… Devam ediyordu tek bir olasılığa.