21.01.2020

“Deli!”
Bana hep böyle derlerdi. ‘geri zekalı’ da dedikleri olurdu çoklukla gerçi. Yani aklımla, zekamla sorunları vardı. Aslında onlar benim bu konuda sorun yaşadığımı düşünüyorlardı.
Neyse, önemli olan beni pek saymamalarıydı. Aslında bu da önemli değildi. Şu üzerime atılan taşlar olmasa… ya da şu bağrışlar… yüksek perdeden fazla tiz ya da fazla pes gülüşler de olmasa, bu benim için iyi bile sayılırdı. Ben onları saymıyordum zaten. Bunu hesaba katarsanız onların beni saymamaları fazlasıyla adildi. Belki de; benden de birkaç tane olsa, onlar azınlıkta kalsa, ben de taş fırlatacaktım onlara benim gibilerle birlikte.
İnsandı bu, belli mi olurdu?
İçlerinden birisi vardı ki, eğer uygun bir fırsat olursa, onu öldürmeyi planladığımı itiraf etmeliyim. Er ya da geç yapacağım bunu, çok iyi biliyorum.
Bir köpek gibi zehirleyeceğim. Ya da kıracağım boynunu bir kuşun boynunu kırar gibi.
Ama…
Ne bir köpeği zehirleyebildim şu ana kadar; ne de bir kuşun boynunu kırabildim.
Belki de şöyle söz vereyim size.
Aşağılık bir insanın, kendi gibi aşağılık birisine yaptığı gibi, bulabildiğim en iğrenç yöntemle öldüreceğim onu, yemin ederim!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir