19.12.2019

Küçücük, incecik bir flüt çalıyordu. Apartmanının bahçesinden geliyordu sanki ses. Bu sadece bir tahmindi ama. Kimin çaldığını bilmiyordu. Sanki iki tane flüt çalınıyordu bazen. Ya da o kadar ustaca çalıyordu, o kadar kıvraktı ki, iki kişinin çaldığını düşündürüyordu insana. Flütü dinlediğinde gözüne yeşil geliyordu. Yeşilin her tonu… Flütü çalan kişinin tarzına göre, yeşilin tonu da değişiyordu. Picolo flüt olabilirdi çalan. Ya da uzak doğunun onlarca flütünden biri. Uzaklık sesi tahmin edilmez hale getiriyordu. Günün her zamanında çalabiliyordu kim çalıyorsa. Bazen korkuyordu. Ya onun işte olduğu bir saatte çalarsa;? Ya o günlük yeşili göremezse? Bir gün gece çok geç vakit marketten …

Okumaya Devam Et