Hayali dostlarımdan başka kimseyle konuşmadığım yıllar geçirdikten sonra ona rastlasam da pek sevememiştim kendisini. Onca yoksunluktan sonra bir nefes, bir ses iyi gelir sanırdım oysa. Sanal arkadaşlarım bile yoktu benim. Sadece kitap okurdum. Ha, tabii biraz da yazardım. Alışverişimi bile konuşmadan yapmayı tercih ederdim. İnsanlar da benimle konuşmak için çaba harcamamışlardı pek. Taksi şoförleri bile… “Benimle konuşma,” diye bağırıyor muydum acaba sessizliğimle? Vallahi bilmiyordum, kimse benimle konuşmuyordu işte. Onun dışında… Onu da sevmemiştim, ne yapayım. Neden sevmemiştim? Bir kere o konuşmayı sevdiği için benimle konuşmaya başlamıştı. Ben sussam da o önemsemeden devam etmişti. Bir de çok ama çok boş konuşuyordu …