09.08.2025

Aynanın karşısında. Elinde o meşhur çubuk var, tam iki çizgi görünüyor. İki mavi çizgi… Bu üçüncüsü, iki gün aralıklarla yaptığı üçüncü hamilelik testi. Yani belli, hamile. Acaba babası bu işe ne diyecek? Sevinecek mi yoksa… ondan biraz daha mı uzaklaşacak? Son zamanlarda aralarındaki mesafe kimsenin fark edemediği bir lodosun şişirdiği görünmez, sert ve dikenli bir balon gibi şişerek aralarına girmiş, onları olabildiğince iterek ayırıyor, hissedebiliyor. Balonu görebilse ya da ona dokunabilse patlatıverecek ama…
Acaba babası balonun farkında mı? Belki bu çubuk balonu patlatabilir. Ama bu yetecek mi? O balonu oraya getirenin ne olduğunu bilmek gerekmez mi?
Evet ama şimdi değil. Şimdi bu çizgilere odaklanmalı.
Rahminin içindeki, muhtemelen küçücük bir dut gibi olan hücre yığınına bakamayacağı, onu göremeyeceği için çubuktaki çizgilere dikiyor gözlerini.
Kız da erkek de olsa fark etmez. Her şeyini mavi alacak. Bu çift çizginin yüzü suyu hürmetine yapacak bunu. Ve maviyi çok sevdikleri için. Babası da o da maviyi seviyor.
Adını düşünmüyor. Bir şekilde halledilir o ayrıntılar.
Çizgilere gözlerini dikerek bir söz veriyor.
Bu sözü çok uzun zamandır düşünüyor. Kendisine verilmesini istediği tek şeyi, basit bir sözü, ona vermek istiyor.
“Sana kendim inanmadığım hiçbir yalan söylemeyeceğim.”
Elinden geldiğince dürüst olmaya kararlı. Öyle ya, inandığı bir şey yalan olabilir. Bu ihtimali bile düşünmeli.
“Kendimi korumak için sana zarar vermeyeceğim. Bana yaptığın kötü bir şeyin bedelini ödemeni istemek, sınırlarımı korumak dışında. Çünkü eğer bunu yapmazsam seni nasıl iyi yetiştirebilirim? Ve sana, sana yapılan kötü bir şeyin bedelini isteyebileceğin, sınırlarını bana ve tüm insanlara karşı koruyabileceğin gücü vereceğim. Sana bunun peşinden gitmeyi öğreteceğim. Bunu değerini bilesin diye öğreteceğim. İntikam için değil. İkisinin arasındaki farkları öğreteceğim sana. Egoyu anlatacağım. Ne kadar akıl çelici olsa da her şeye rağmen onunla iş birliği yapmanın gerekli olduğunu anlatacağım sana. Ona iyi bir asker gibi davranan bir komutan olmanın yollarını öğreteceğim.
Seni çok severek, özenerek; sana sevmeyi göstereceğim.
Seni çok seveceğim…”
Çubuktan yavaş yavaş gözlerini uzaklaşıyor. Sonra ona olduğu hâliyle, birr çuvuk olduğunu görerek bakıyor. Ve onu usulca çöpe atıyor.
Akşam eşi geliyor. Ona haberi vermeden önce, elini tutuyor. Birlikte, el yordamıyla balonu buluyorlar. Geldiği yeri keşfediyorlar. Onu bağlayan düğümü beraber açıp sönmesi için balona zaman veriyorlar.
Ancak o düğüm çözüldükten sonra haberi veriyor. Bebeğin haberi bile kutlu olmalı.
Baba seviniyor, çok mutlu oluyor. Bu kez aynı sözü eşinin elini tutarak hatırlatıyor. Çünkü bunu daha önce de konuşmuşlardı.
Baba düşünüyor. Kendi cümleleriyle o da annenin karnına dokunarak sözünü veriyor.
Basit bir söz değil bu. Bir nevi ebeveynlik yemini.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir