09.08.2025

Aynanın karşısında. Elinde o meşhur çubuk var, tam iki çizgi görünüyor. İki mavi çizgi… Bu üçüncüsü, iki gün aralıklarla yaptığı üçüncü hamilelik testi. Yani belli, hamile. Acaba babası bu işe ne diyecek? Sevinecek mi yoksa… ondan biraz daha mı uzaklaşacak? Son zamanlarda aralarındaki mesafe kimsenin fark edemediği bir lodosun şişirdiği görünmez, sert ve dikenli bir balon gibi şişerek aralarına girmiş, onları olabildiğince iterek ayırıyor, hissedebiliyor. Balonu görebilse ya da ona dokunabilse patlatıverecek ama… Acaba babası balonun farkında mı? Belki bu çubuk balonu patlatabilir. Ama bu yetecek mi? O balonu oraya getirenin ne olduğunu bilmek gerekmez mi? Evet ama şimdi değil. …

Okumaya Devam Et

21.04.2018

Yürüyen, yemek yiyen, konuşan, kavga eden, küsen, barışan, gülen, ağlayan… bir hazineydim ben. Hayır… Şu kişisel gelişim teranelerinden bahsetmeyeceğim, ben gerçekten bir hazineydim. Şu masallardaki altın yumurtlayan tavuk gibiydim. Tek farkla ki; ben yumurtlamak yerine ağlıyordum. Bir fark daha vardı; ağladığımda hüznümün büyüklüğüne göre gözyaşlarımın türü değişiyordu. Bazen demir bile dökülüyordu gözlerimden mesela. Her nasıl oluyorsa, gözlerimden dökülen taş ve madenler yüzünden vücuduma herhangi bir şekilde bir zarar gelmiyordu. Gözlerimden çıkanları laboratuvarda test ettirdiğimde o maddelerin en saf hali oldukları anlaşılmıştı hem de. Hayatım çok tuhaftı. Durumumu bilen insanlar sadece bu özelliğimden ötürü benimle ilgileniyorlardı ve bu beni üzdüğünden gözlerimden …

Okumaya Devam Et