14.11.2017

Kim bilir neleri düşüne düşüne yürürken; yanına tuhaf, cılız birisi gelip eline bir zarf tutuşturup kaşla göz arasında istediği kadar harcayabileceğini söyleyerek ortadan kayboluverdi.
O da neydi? Neyi harcayacaktı? elindeki zarfa aval aval bakakalmıştı. Birisinin ona sertçe çarpmasıyla yolun ortasında olduğunu hatırladı ve yoluna koyuldu. Zarfı yağmurluğunun cebine koydu. Nasıl olsa evine gidiyordu. Orada iyice bakabilirdi.
Evinde yalnız yaşıyordu. Ailesinden yeni ayrılmıştı. Yalnızlığın tadına bakmak için…
Evinde ses olsun diye bir hamster besliyordu sadece. Devamlı dönmesini izleyip o çıldırtan çılgın sesi dinlemek ona tuhaf bir mutluluk veriyordu.
Evine ulaşıp yemeğini yedikten, ardından kallavi bir kahve yaptıktan sonra zarfa bakabilir hale gelmişti.
Zarfın içinden bir kredi kartı çıkmıştı. Tam hayal kırıklığına uğrayacaktı ki, kredi kartının yanında gelen kartonun üzerindeki yazıyı gördü.
Kartonda:
“Bu kartın limiti ve geri ödemesi yoktur. İstediğinizce harcayabilirsiniz. Her yerde geçer, hiçbir yükümlülüğünüz yoktur,” yazıyordu.
Arka tarafında da;
“Ekstresiz tek kart,” yazılmıştı kalın ve yaldızlı harflerle.
Kartın üzerinde sadece sonsuzluk işareti ve “Bedel Bank” yazılmıştı. Üzerinde de küçücük bir kazma figürü işlenmişti logo olarak.
Denediğinde kartonda yazılanların doğru olduğunu görmüştü.
Normal şartlarda açgözlü birisi olmamıştı hiç. Tam tersi, oldukça tutumlu sayılırdı. Parasız kalmışlığı olmamıştı hayatı boyunca. Ne var ki, bu kredi kartı eline geçip gerçekten geri ödemesiz olduğunu öğrenir öğrenmez bir şeyler kırıldı. Bir yerde bir sınırı aştı ve devamlı harcamaya başladı. Mütemadiyen, mütemadiyen bir şeyler alıyordu. İhtiyacı olsun olmasın alıyor, alıyordu.
Bir gece, ansızın uyandı. Normalde gün doğmuş olması gerekirken kapkaranlık bir yerde uyanmıştı. Gözlerini açtığında her yer zifiri karanlıktı. Sokak lambaları, teknolojik aletlerin ışıkları… hiçbir ışık yoktu.
Ardından kafasının üzerinden tam gözüne ışık tutuldu. Gaz lambasının titrek ışığı olmasına rağmen yakmıştı gözlerini bu ışık. Sert bir el onu kaldırdı. Daha sert bir ses bağırdı, bağırdı. Eline bir kazma tutuşturdular ve bir madende çalıştırdılar onu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir