16.12.2020

“Zamansız bakabilmek mümkün müdür dersin?”
“Neye bakacaksın zamansız?”
Bu soru gibi görünüp bıkkınlık bildiren cümlesine aldırmayıp bunu gerçekten sorduğunu varsayarak cevapladım.
“Her şey olabilir. Beni üzen bir şeye, o çok eskiden olmuş gibi baksam mesela…”
“Eee, zamansız bakmıyorsun ki o zaman, kendi uydurduğun bir zamanla bakıyorsun. Yapabilirsen tabii.”
“Yapamaz mıyım?”
“Yaparsın da… Neden yapasın?”
“Acı çekmemek için…”
“Yazık…”
Arkasını dönüp gittiğinde, tekrar konuşmasının imkânsız olduğunu bilecek kadar tanıyordum onu.
Bunu söylemesinin sebebini kendim bulmam gerekiyordu.
Ama bu da acı çekmenin bir başka versiyonu değil miydi? Bana arkasını dönmediği bir zamanı düşünmek imkânsızsa ondan vazgeçmek mi daha iyiydi?
Zaten varlığı bir yerlerimi acıtan birisiyle ne işim vardı ki?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir