09.07.2025

Herkesin bana neden gaddar dediğini şimdi anlayabiliyorum. Ve ancak şimdi idrak edebiliyorum ne kadar acımasız olabildiğimi. Yok, kimseyi incittiğimden değil. İnsanlar da bunu biliyor. Karınca ve incitmek geçen o cümlede “bile” sözcüğü dahi yoktur benim lügatımda. Karıncayı da en az kendim kadar önemserim çünkü. Aklımın ve idrakimin yettiğince tabii.
Ama şu yamyam katil kadar olmasa da ben de gaddarım gerçekten de. Yani öyleymişim, şimdi anlayabiliyorum. Ve aslında o yamyam katilin sadece olduğu kişiyi sergilediğini de anlamaya başlıyorum aynı anda. Evet, o kurgusal bir karakter ama yaşasaydı da pek bir şey değişmezdi. Yine de o öyle birisi olurdu işte. Gaddar, kan düşkünü, ne bileyim… Kim bilir neyin tetiklediği bir kontrol açlığıyla yaşamaya devam edip en azından insanın bir şeyini olsun kontrol edebilmeyi arzulayan bir sapkın. O midesindeyken insana dair bir şeyi kontrolü altına aldığını mı zannediyordur acaba bilinç dışının derinliklerinde bir yerinde?
Ama ya mide asidinin kontrolü? Ya et yüzünden bağırsaklarında yuvalanacağı muhtemel parazitler? Ne bileyim, ya öylesine kaçan küçücük bir kemiğin, sindirim organlarında yapacağı herhangi bir hasar?
Ya yediği bir insanı yemeden önce, daha sağken herhangi bir şeyini kazara severse ne olacak mesela? Suçluluk falan? Olmaz a, ya olursa?
İşte o yamyam katilde kendimi görmeye başladığım anda, o şablonu görebiliyorum. Ve kim bilir, belki de ancak bu şekilde değişebiliyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir