Uzun, çok uzun bir zaman olmuştu görüşmeyeli. Onunla görüşmek istediğimden değil gerçi. Kazara karşılaşmasaydık o zehirli olduğunu yumuşacık, uysal bakışlarından asla anlayamayacağınız gözlerle zehirlenmek ister miydim sanıyorsunuz! Hayatımı mahvetmişti. Yavaş yavaş… Daha gerçekçi bir taraftan bakarsanız kendi hayatımı mahveden benim aptallığımdan başkası değildi. Ne de olsa kimse insana izin vermediğin bir şeyi uzun bir süre boyunca, hem de istikrarla yapamaz. “Görüşmeyeli nasılsın canım? Hayatında kayda değer gelişmeler oldu mu bakayım?” Hiçbir şey değişmemişti. Değişeceğini de beklediğim yoktu. Ama ne bileyim, hiç mi geceleri aklına gelmiyordum? Anlaşılır gibi değildi. Ben tanımadığım birisine kötü geçen günümden dolayı biraz sesimi yükseltsem içim sızlardı. …
Etiket: emanet
24.07.2018
Bir trambolinde zıplamak… Hiçbir şey onu o kadar mutlu etmezdi. Sanki bedenini bir yere emanet edip ruhuyla sonsuz görünen bir seyahate çıkardı tramboline bindiğinde. Zaten her inişinde bir de bakardı ki bedenindeki gözleri ıpıslak… Üstelik kontrollüydü de. Olimpiyatlara girse derece alırdı. Ne önemi vardı ki bu tür şeylerin? Onca tek önemli şeyler trambolin ve kendisinin bir arada oluşu, bedenin emanet edilmesi, sonra da emanetin geri alınmasıydı. Bir gün, trambolinde fazlaca kaldı ve ruhu bedenini unuttu. İşte o gün, bedeninin de tramboline resmen buyur edildiği tek gün oldu. Ve son…