26.03.2020

Yıllar, yıllar önceydi. Dünyanın kurtarılmaya ihtiyacı vardı ve tek kurtuluş onun sihirli elleriydi. Evet, bir adam değildi o. Evet, bir ‘kahraman’ da denemezdi ona. Yine de; sadece onun ellerinde şekillenen bir kurabiye hamuruyla ve yaptıklarını sadece o yediğinde kurtulabilmişti kocaman dünya. Dünyanın ihtiyacı olan ne varsa, küresel ısınmayı engelleyen, havayı temizleyen bir ağaç; ya da plastikleri toplayıp yiyen bir kurtçuk sürüsü yapıyordu yine kendi elleriyle yaptığı kurabiye hamurundan. Ya da poğaça… Fark etmiyordu. Bazen virüsleri toplayıp çeken bir elektrik süpürgesi yapıyordu; bazense ekonomimizi destekleyen bir sürü para… Hepsini yiyordu ve dünya düzeliyordu. Havadan para geliyordu bankalara; ya da denizdeki plastikler …

Okumaya Devam Et

23.03.2018

Kahramanlara ya da kahraman olmaya, yani kahramanlık kavramına inanır mısınız? Ben inanmam. Oysa insanlar benim bir kahraman olduğumu düşünüyorlar. Hepsi, teker teker hepsi, aşağılık birer pislik çünkü. Kendilerine düşeni yapmıyorlar ve ben sadece bana düşeni yapmaya çalıştığımdan bana “kahraman” deyip beni mercek altına alıyorlar. Mercek güneş ışınlarını üzerimde toplayınca da yanıyorum işte. Ben de sırf diri diri yanmamak için, çok sevsem de içine edilen hayatımdan vazgeçiyor, kendi ellerimle kendi canıma kastediyorum. Ölümle uğraşadururlar artık, zavallı asalaklar!

Okumaya Devam Et