Uyanır uyanmaz kaldığı yerden, sanki hiç gece olmamış, pijamalarını giyip yatağına uzandığı an ölü gibi uyumamışçasına öfkelendiğini fark etti. Neye kızdığını anımsamadı önce. Tuvalete gidip öfkesini de boşaltmak istercesine işedi. En azından biraz rahatlamıştı. Ardından vücudunu tertemiz bir şeyle yenilemek istercesine büyük bir bardak su içti. İşte ancak ondan sonra düşünmeye başlayabildi. Neye bu kadar öfkelenmişti? Dünü geriye sarıp tekrar oynattı. Yok, sıra dışı hiçbir şey yoktu. Birkaç arkadaş görüşmüşlerdi. Sonra evine gitmiş, yemeğini yemiş, biraz televizyon izlemiş ve yatmıştı. Arkadaşlarıyla güzel bir gün geçmişti ama onlardan ayrıldıktan sonra başlamıştı öfkesi. Aslında tam olarak başlamış denemezdi. Daha ziyade devam etmiş …