27.12.2018

Onu asla affetmeyeceklerdi. İnci tesbihi teker teker kibritle çatlatmıştı. Ne için? İncilerin gerçek olup olmadığını görmek için… Bu saçmalıktan başka neydi? Ona kim inanıp hak verirdi? Yüzlerce dolarlık mücevheri mahvetmişti. Hem de geriye bir tane bile kalmamıştı. Bir tane bile! Adamın biri söylemişti. Başka bir deyişle tohumu o takıntılı, aptal kafasına atıp sonra da gitmişti. İncilerin gerçek olup olmadığını anlamak için yanan bir kibridin ucunu inciye değdiriyordun. Eğer çatladığında katman katman görünürse, işte o zaman gerçek olduğu kanıtlanıverirdi. Ama inciye olan olurdu tabii. Üstelik yarın genel provaydı ve provada inci tesbih kullanılacaktı. Premierde ve sonraki oyunlarda da… Ah! Ne yapmıştı! …

Okumaya Devam Et

18.08.2018

Abanoz ağacını oyarak neredeyse yekpare bir sandal yapmak, hiç mi hiç kolay değildir. Bu, insanın on yıllarını alabilir. Abanoz ağacının her zerresiyle ayrı ayrı uğraşman gerekir çünkü. Öylesine sert, öylesine inatçıdır… Gerçi böyle bir şey yapmaya bir insanın neden gerek duyacağı anlaşılır şey değil ama… O öyle yapmıştı işte. Üstelik teknesinin pruvasına onun heykelini oymuştu tüm gerçekliğiyle. Neden? Ona aşık olduğu için mi? Hayır. Onun sevgisini ya da onayını kazanabilmek için mi? Yok, o da değil… Zaten heykelini yaptığı insan çoktan ölmüştü. Sebep de oydu. Onu öldürmüş olmanın suçluluğu… evet… Onun ölümüne istemeyerek de olsa bizzat sebep olmuştu ve bunun …

Okumaya Devam Et