02.05.2025

Bir varmış bir yokmuş. Evvel Zaman içinde, kalbur saman içinde, hiçbir memlekete ait olmayan bir yerde bir tek kulübe varmış. Kulübenin etrafında uçsuz bucaksız bir orman, ormanın içinde kendi hâlinde bir gölcük varmış. İşte o kulübenin içinde, bir anayla bir kız yaşarmış. Kızın babası, ananın kocası yokmuş. Kız sorduğunda anası hep aynı şeyi anlatırmış: “Bir gün odun toplamaya gitti, eline baltayı aldı, beline urganı sardı, gidiş o gidiş. Akşam yoktu, sabah uyandığımda gördüm ki elindeki balta, belindeki urgan yerli yerindeydi ama o yoktu.” Kız babasını çok merak edermiş ama küçükmüş. Anasından başka insan görmeyerek büyümüş kızcağız. Anası her şeyi kendi …

Okumaya Devam Et

12.09.2018

Ankebut Suresi… O sapasağlam evi görünce aklına hep o sure geliyordu. Orda da demiyor muydu, ‘ “Allah’tan başka dostlar edinenlerin durumu, kendisine ev edinen örümceğin hali gibidir. Ve muhakkak ki evlerin en dayanıksızı örümceğin yuvasıdır.” …’ diye. İşte burayı her görüşünde gözünün önüne bir örümcek ağı geliyordu Sınıkçı Salim’in kasabanın en sağlam ve zengin görünüşlü dükkanını ve evini başına yıkmamak için dişini tırnağını zapt etmek, her geçen gün, her okuduğu kitapta daha da zor bir hal alıyordu. Dindar bir gençti Salih. Bir tıp öğrencisiydi. Sınıkçı, yani kırık çıkıkçı Salim’in yaptıklarını, daha doğrusu yapamadıklarını görünce bir an önce okulunu bitirip halkına …

Okumaya Devam Et