19.01.2018

Susam ve hamurun, simidin kokusuna bayılırken; tadından hiç hoşlanmıyordum. Evimin karşısında duran bir simitçi vardı. Evime her giriş çıkışımda simidin kokusunu duyar, gözlerimi oraya çevirir ve onu görürdüm. Sanki tepeden tırnağa simit kokan o olurdu. Yüzündeki ayva tüylerini oluşturan tüyler tüy değil de susamdı sanki. Her defasında birbirimize gülümserdik ve ben simit almadan geçip giderdim yanından. On iki-on üç yaşlarında bir gençti. Sesi simit satmak için tasarlanmıştı. Daha doğrusu, sesini simit satmak için tasarlamıştı. O akşam, evime girerken rastladığımızda ilk defa beni durdurup simit alıp alamayacağımı sordu. Tadını sevmediğimi söylemek istemedim. Parasını verdim ve simidi elinden aldım. Tadına baktığımda böyle …

Okumaya Devam Et

21.12.2017

Bir dolapta duruyordu maket. Ne zamandır bir uçak maketiyle uğraşıyordum. İşten sonra uğraştığımdan pek hızlı ilerleyemiyordum. Neler yapmamıştım ki! Evler, parklar, arabalar, tapınaklar, okullar, kütüphaneler… yaptığım bu maketleri bu iş için özellikle boş bıraktığım bir odada bulunduruyordum. Özel raflar yapmıştım onlar için duvarlara. Bu uçağı tavana asacaktım. Diğer uçaklara yaptığım gibi. Küçük bir havuzum da vardı gemiler için. Maket bitmek üzereydi. Hatta bugün biterdi. … Bitmişti.. Bir gün sonra bitmişti ama. Ertesi gün, ev alışverişi için pazara gitmem gerekiyordu. Yine iş çıkışında halletmeyi düşünüyordum. Pazarda bir adam çiçek coşturan su satmaktaydı. Onu daha önce de görmüştüm. Adam ısrarla bu suyun …

Okumaya Devam Et