Eskiden yeniye her şeye rastlayabileceğiniz bir dükkanı vardı orta yaşlarını süren, kısa boylu, uzun ve kırçıl sakallı adamın. Her cumartesi uğrayıp yeni bir şey olup olmadığına bakar, dükkanda bulunup seyretmeyi sevdiğim şeyleri seyreder, bazen de bir şeyler satın alırdım. Dükkanın diplerinde, kalın hasırdan bir paravanın arkasında sazdan örülmüş, kapaklı bir sepetin içinde, eski bir gaz lambası durmaktaydı. Haznesi açılmayan bir lambaydı bu. İşlevsiz gibi görünüyordu. Bu lambanın içine gaz giremiyordu; ama içinden cin çıkıyordu. Lambanın sırrını çok çok az insan biliyordu. Ondan bir dilek dilemeyecek kadar kendilerine yetecek olan insanlar… Cinle karşılıklı bir arkadaşlık kurabilecek türde insanlar… Cinin lambaya bağlı …
Etiket: gaz
16.11.2017
Fısıltılar… Fısıltılar… Koskoca ülkede herkes, her şey fısıldıyordu. Arabalara susturucu takılmıştı. Anons sistemleri fısıldıyordu. Mikrofon külliyen yasaktı. Hapis cezası veriliyordu bulundurup kullananlara. Reklamlar bile fısıldıyordu. Müzik kulaklıkla dinleniyordu. Gürültülü müzik dinleyenler toplumdan dışlanıyor, kulaklıkla bile olsa, bunu yapanlar pislik muamelesi görüyorlardı. Öyle ki, stüdyoların kapısında polis bekliyordu ses yalıtımı iyi olmayan yerlere ceza yazmak için. Yüksek sesle konuşmak gibi talihsiz bir huyu olan, bunu ne yapsa değiştiremeyen biri linç bile edilmişti. Tarih kitaplarından okunabilirdi. Ülkenin sınır kapılarında askerler sus işaretiyle bekliyorlardı. Bu bir nevi törensel duruştu. Seremoni haline gelmişti. Ateşli silahlar kullanamıyordu kimse. Devlet görevlileri bile… O gün, her zamanki …