16.11.2019

İçim öylesine karanlık ki! İnsanlardan nefret ediyorum. Kendimden nefret ediyorum çünkü. Karanlığımın tek sorumlusu kendimken diğerlerini sorumlu tutacak kadar aptalım. Ha bir de tembelim. Aslında o kadar tembelim ki, sadece kendimi sorumlu tutuyorum. Oysa ikisinin ortasında bir şeyler düşünecek kadar karmaşık şeylere zihnimi yoramayacak denli üşengeç ve hımbılım. Ya kendimi ya da başkalarını sorumlu tutabiliyorum ancak. O kadar doğrudan çalışabilen; beceriksiz olduğuna inanmayı seçen, tembel, tembel, tembel bir zihnim var ki! Bir işim bile yok! Düşünebiliyor musunuz! Yani evet, son derece zengin olduğum söylenebilir. Bir bankada kilitli bir kasam bile var. Şu kiralık olanlardan, çift kilit bulunduranlardan hani. Her gün …

Okumaya Devam Et

10.11.2018

Aydınlık, karanlık ya da loş olmayan; ama en çok loşluk hissi barındıran bir mekandı. Yaşlı ya da genç olmayan ama bir zamanlar hem genç hem yaşlı olmuş olan adam, mutsuzdu. İçi acımasına rağmen sakinliğini yitirmemeye, olanları ve olacakları seyretmeye devam etmeye çalışıyordu. Her şeyden azade olması gereken bir yerdeydi yaşsız adam. Ne var ki, bunu yapıp unutmaya içi elvermiyor; biteviye seyrediyordu. Kendisine uzaktan baksa ve biraz düşünse, müdahale edemeyeceği bir şeyi seyretmesinin anlamsızlığını o da taktir eder, her şeyi boş verirdi. Ya da en azından seyretmek yerine başka bir şey yapmayı, devam etmeyi tercih ederdi. Bildiği herkes öyle yapmıştı çünkü. …

Okumaya Devam Et