17.11.2018

“Kara böcek geldi… Geldi… Geldi…” Zihnimin derinliklerine yolculuk yaptığımda, hatırlayabildiğim ilk sözleri buydu annemin. Sonra da gıdıklardı beni ve gülerdim. Karnım ağrırdı ama bu tatlı işkence sürsün isterdim. Bıkmazdı annem. Sonra, altı yaşımda da öldü. Ardında babamla beni bırakarak. Tabii babam onun bıraktığı yerde kalmayıp tekrar evlendi. Hem de bir yıl bile geçmeden… Beni bahane etmişti bunu yaparken. Keşke yatılı bir okula gitseydim de… Kadın sessiz biriydi. Bir alıp veremediğim olmadı. Her ihtiyacımı sessizce gidermişti. Sonra da yatılı liseye gidip kurtulmuştum onlardan. Bir daha da görüşmedik zaten… Şimdi bir bebeğim var. Bir kocam var ve birbirimizi seviyoruz… Ona iyi bir …

Okumaya Devam Et

13.03.2018

Kurbağa vıraklamasına benzeyen bir ses… Nereye gitse bu sesi duyuyordu ve sesin nereden geldiğini bir türlü bulamıyordu. Altı saniye aralıklarla… Saymıştı. Hatta bununla kalmamış, saniye gösteren bir saatle kontrol etmişti. Altı… Tam altı saniyede bir, bir vıraklama duyuyordu. Başkasının bu sesi duymadığını söylemeye gerek bile yoktu elbette. Bu ses eşliğinde uyumayı öğrenmişti artık. Alışmıştı bu sese. Alışmak zorunda kalmıştı. İnsan neye alışmıyordu ki… Aslında kendisini alıştığına dair telkin ediyordu ve bunda oldukça da başarılı oluyordu. Yani biraz kendisini bıraksa büyük çapta bir nöbet geçirebilirdi. Kurbağa sesi… Oldukça ürkütücü bir sesti. Düşük seviyede olmasına rağmen tehditkar geliyordu kulağa. ‘Bana dokunursanız elinizde …

Okumaya Devam Et