19.04.2020

Halı sahayla falan işimiz yoktu bizim. Ha, önce biz kimiz, ondan bahsedeyim değil mi?
Kurduğum bir okul ve okulun idaresi, başta bahsettiğimiz bizi oluşturuyor.
Dediğim gibi, halı sahayla zerre işimiz yoktu bizim. Spor aletleriyle de… Biz doğada spor yapılması gerektiğini savunan ve programı bu şekilde ayarlayan bir okulduk. Tırmanıcılık, mağaracılık, engelli koşu, yerleştirme engeller değil gerçek engeller olacaktı, binicilik, yüzme, denizde yüzülecek, manejde değil doğada at binilecekti, bahçecilik, teori kadar pratik de yapılacaktı…
İşte böyle etkinliklerimiz olacaktı. Laboratuvarlarımız deney malzemeleri kokacak, mini patlamalarla ödümüzü koparacaktı.
Sabun, kostikle değil külle, kendi ellerimizle yapılacaktı. Temizlikçi olmayacak, kirlettiklerimizi temizleyecek öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz bulunacaktı güzelim okulumuzda. İdareciler dahildi tabii.
Martılar gibi artık yiyecek bolluğundan yararlanan, çöplerin kirlettiği canlılar olmayacak, yırtıcı kuşlar gibi avımızın peşinde kanat çırpacaktık.
Yine de önce onay gerekiyordu, beklemedeydik…
Belgelerimiz, makbuzlarımız ve bilediğimiz ikna etme yöntemlerimizle, özel bir okulduk.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir