Orada oturmuş meditasyon yapıyordu. Boynunda da sembolü altın bir kolye vardı. Bir burç sembolü olan altın bir kolye ucunu taşıyan, kalın ve altın bir zinciri olan bir kolye. İnsanın gözü takılıyordu ister istemez. Bir anda, koskocaman bir sıcak hava balonundan taşarcasına bir öfke doldu göğsüme. Taşacak bir yeri yoktu burnumdan başka. Ağzım kapalıydı, açarsam bağıracaktım. Hiçbir şey düşünmüyor muydu gerçekten? Gerçekten mi! Yani şimdi o meditasyon yapıyordu ha! Öyle mi! Her şeyi vardı. Buna rağmen, yüzündeki huzur kapanan gözkapaklarının arkasında yanan gözlerinin aç ışığı, hâlâ doymadığını açıkça gösteriyordu. Ağzımı açmadım. Keşke açsaydım… Çünkü onun yerine ellerimdi harekete geçen. Bir elimle …
Etiket: #altın
06.11.2023
Adım Münevver, aydın demek. Bunu her düşündüğümde şaşırırım. Nasıl kadınlara böyle bir anlam ihtiva eden bir isim koyabilmişler, hayret! Bence bu ismi çocuğuna ilk koyan kişi biraz uçukmuş, sonra bu isme sahip olan kadın ölünce onun oğlu kızının ismini koyuvermiş mecburiyetten. Annemin ismi diye. Öyle öyle yayılmış. Yoksa haşa, nasıl bir kadın aydın olabilir değil mi? Olsa olsa nur yüzlü olabilir. Babam ismimi neden Münevver koymuş bilmem. Ailesini tanımayız, kendisi de ben doğduktan birkaç ay sonra evi terk edip gitmiş. Annem neye uğradığını bilememiş. Evlendiklerinde annemin ailesine kimsesiz olduğunu söylemiş, doğru mu yanlış mı bilmem vallahi, hiçbirimiz bilmiyoruz. Annemin babası …
23.09.2023
Yürüyordum. Bir adam yanıma yaklaştı. Öylesine başını eğerek selamladı beni. Elinde nasıl olmuşsa kalmış birkaç ekmek kırıntısını silker gibi. O kırıntılarını yiyemeyeceğini, dişinin kovuğuna bile gitmeyeceklerini kabul ederek ve yapacak başka bir şey bulamayarak… İşte beni de ona benzer bir dürtüyle selamlamıştı. Belki de beni bile selamlamamış, sadece düşüncelerinden birini onaylamıştı, ne bileyim. Ama ben yalnızlığıma son verebilir ümidiyle avlanmaya bile razı bir sazan gibi onunla konuşmuştum: “Bir kuaförsün ve devamlı ayaktasın. Pantolonun altında kocaman, tombul varisleri hissedebiliyorum. Ayaklarının sızısını… Ve dilinin konuşmaktan kuruyup kaşınışını… Ellerin iş görmekten memnun ama ayakların hiç değil. Başkası için çalışıyor olmasan ve kurallar olmasa …