14.03.2019

Gardrobumu açıp içinden altın bir kıravat iğnesi aldım. Eski bir gömleğin cebinde durmaktaydı. Kim bilir en son ne zaman giymiştim bu gömleği. Aklım sıra kamufle etmeye çalışıyordum. Kendi kendime güldüm; yerini değiştirmeyecektim yine de. Üç bin terabaytlık bir bellek vardı bu iğneye gizlenmiş. Koleksiyonumdaki tüm kıravat iğneleri de aynı içerikteydi. Peki ne depoluyordum bu iğnelere? Çalıştığım psikologların hastalarıyla olan konuşmalarını… On yıllık iş hayatımda psikologdan psikoloğa gittim. Asistanları oldum. Sekreterleri oldum. Danışanları oldum. Özellikle danışanları… Sistemi kurup arada kontrol et… Mantık buydu. Bir tilkinin asla olamayacağı kadar kurnazlıkla yürütüyordum bu işi. ta ki elimdeki iğnedeki kaydı dinleyene kadar… Genç bir …

Okumaya Devam Et

23.08.2018

Hayatımda ilk defa kendi başıma tatile çıkacaktım. Gerçi bir günlük bir turdu tatil dediğim ama ne bileyim, kendi başıma denize girme, yanımda su atıp oynayacak birisi olmadan yüzme fikri bile tuhaf geliyordu bana. Davet etsem benimle gelecek onlarca arkadaşım vardı ama bu kez tek başıma gitmeyi düşünüyordum. Psikoloğum önermişti çünkü. Aşırı derecede yalnızlıktan korkan bünyem için iyi olabilirdi dediğine göre. Yalnızlıktan, yalnız kalmaktan korktuğumdan hayır diyemiyor, bunun için bir psikoloğa yüzlerce lira para bayılıyordum. O da böyle şeylerle korkumu yenebileceğimi düşünüyordu işte. Haydi bakalım, deneyecektim bir kere. Tur otobüsüne bindiğimde, etrafıma şöyle bir göz atmaktan alamamıştım kendimi. Psikoloğum Hayri Bey’in …

Okumaya Devam Et