Atının sırtındaydı… En mutlu olduğu yerde. Kendisini tam hissettiği tek yerde… Atıyla arasında bir eyere dahi gerek duymuyordu. Bilakis, eyerin varlığı ikisini de rahatsız ediyordu. Keza dizginleri yoktu atının. Aralarındaki aidiyet ilişkisi sıra dışıydı. Birbirlerine aittiler. At onun atı olduğu gibi, insan da atın insanıydı. Kimseyle iletişim kurmasını sevmeyen birisi değildi. İnsanlarla yeterince iletişim kurmuyordu sadece. Etrafındakileri severdi. Onlar tarafından da sevilirdi ama hepsi o kadardı işte. civar köyler ve kasaba arasında atlı kütüphane olarak çalışırdı. Aslında öğretmendi ama mesleğini yapmayı tercih etmemişti. Bir okulda saatlerce durmak ona göre değildi. Mesleğini yapmasa da herkes ona “Hoca” diye hitap ederdi. İnsanlar …
Etiket: arkadaş
02.11.2017
Elinde bir yürüyüş değneği, dağın yamacından zirveye doğru ilerlemekteydi. Sırtında eski bir heybeden gayrı bir şeyi yoktu. Zirveye de bir arkadaşının bir isteğini yerine getirmek için çıkıyordu. İşaretli bir yeri kazarak bakır bir küpü çıkarmak için…Bu tür şeyler de hep bakır olurdu nedense. Küpün içinde ne olduğunu bilmiyordu. Ne yalan söylemeli, çok merak ediyordu. Arkadaşı da açmamasını falan söylememişti ama zaten açmayacağına kendince emin olduğu için gerek duymamıştı muhtemelen. İşaret de oldukça belirli bir şeydi bereket. Üç-dört metrelik granit bir sütun…Zirveye vardığında heybeden kazma-kürek çıkarıp başladı kazmaya. Kazdı, kazdı, kazdı… Bir türlü o çarpma sesini duyamamıştı. Yorulmaya başlamıştı. Hava çok …