19.03.2019

Çikolatalı kurabiyeyle hiç aram yoktu. Sadece kuru meyvelileri severdim. Hele tarçınlı olursa… O kadın çok güzel yapardı. O genç, güzel kokan, güzel konuşan, güzel giyinmeyen kadın… Evet, güzel giyinmezdi. Çoğunlukla vücut hatlarını göstermeyen kıyafetleri tercih ederdi. Eşofmanlar, omza öylece atılan kalın, yün şallar… Sipariş usulü yemekler yapıp küçük dükkanında onları sipariş ettiği insanların almasını bekleyerek geçinirdi. Tabii şansı yaver gittiğinde diğer insanların yiyebileceği şeyleri satıp sipariş verecek yeni insanlar toplayarak… Ya da sadece o an orada olan, bir daha gelmeyecek birisinin karnını doyurup beğenisini dinleyerek… Dükkanında bir şeyler yapmasını izlemeyi çok severdim. Çoğunlukla güneş doğmadan işe başlardı ve ben bahaneler …

Okumaya Devam Et

15.08.2018

Tahtadan kemikleri, iplerden eklemleri, kemiklerin ve yumuşacık kuzu derisinin arasına da dolgu olsun diye tüy ya da süngerden etleri olan, irili ufaklı kuklalar yapıyordu. Ve türlü türlü kıyafetler dikiyordu bu kuklalara. O kadar çok kuklası vardı ki, o denli farklı karakterler yaratmış ve öyle başka oyunlar yazmıştı ki onlara… nasıl olup da bunları bir tek kişinin yapıp yaratabildiğine şaşıyordum her defasında. On kişilik, oldukça ferah bir çadırda oynatıyordu kuklaları. Çadırın ortasında bir soba yanardı. Tek ışık kaynağı da sobadan yanan ışık ve bu ışığı çoğaltmak için uygun yerlere yerleştirilmiş aynalardı. Bu aynalar aynı zamanda kukla oyununun gerektirdiği gizemli havaya da …

Okumaya Devam Et