22.03.2019

Son birkaç ay her sabah, uyanır uyanmaz burnumda nane kokusu olurdu. Etrafımda nane kokusu yoktu oysa. Başka yerlerde de uyansam her sabah sinirlerimin ilk algıladığı şey nane kokusu olurdu. Sanki bahçe yeni sulanmış, naneler açlıkla suyu emerken kokuları güçlenmişken yakalardı burnum onları. Hortumdan tazyikle fışkıran su, nane yapraklarına takıldıktan sonra onları ıslatarak toprağa düşerdi. Onları salata yapılması ya da öylece yenmesi için hazırlardı sanki su. Tertemiz olurdu yapraklar… Eğilip elimi uzatıp koparmak isterdim; ama bulunduğum yerin bir bahçe olmadığını bilirdim. İsteklerim ve gerçeklik arasında kalırdım… Şaşırırdım… Bir tür beyin tümörü mü vardı acaba bende? Değişik kokular algılamanın bir tümör belirtisi …

Okumaya Devam Et

02.01.2019

Orta halli biriydi. Astragan bir kürkünün olmasını çok isteyen, eğitimli olan, hümanist olduğunu söyleyen; ama astraganın annesinden doğmamış kuzunun derisinden anasının karnı yarılıp alınarak yapıldığını da gayet iyi bilen biri… Hem de bunun bir çelişki olduğunu aklına bile getirmeyen… Bunu tartıştığınızda, eğer tartışırsanız, aslında kuzunun anayı yormadan; canını acıtmadan alındığını söylemeye bile kendisini hazırlayan bir garabet… Orta halli olmasını bile sorun eden bir hasetlik kumkumasıydı. Operalara gidip o seslerden nefret etmesine rağmen o bayıldığı astraganlara gözleri sulana sulana bakan, mis gibi, kaliteli parfümleri burun kanatlarını titrete titrete koklayan bir zavallı… Çalıştığımız yerde gittiği etkinliklerden bahsettiği bir gün, ona göstermeye karar …

Okumaya Devam Et

15.08.2018

Tahtadan kemikleri, iplerden eklemleri, kemiklerin ve yumuşacık kuzu derisinin arasına da dolgu olsun diye tüy ya da süngerden etleri olan, irili ufaklı kuklalar yapıyordu. Ve türlü türlü kıyafetler dikiyordu bu kuklalara. O kadar çok kuklası vardı ki, o denli farklı karakterler yaratmış ve öyle başka oyunlar yazmıştı ki onlara… nasıl olup da bunları bir tek kişinin yapıp yaratabildiğine şaşıyordum her defasında. On kişilik, oldukça ferah bir çadırda oynatıyordu kuklaları. Çadırın ortasında bir soba yanardı. Tek ışık kaynağı da sobadan yanan ışık ve bu ışığı çoğaltmak için uygun yerlere yerleştirilmiş aynalardı. Bu aynalar aynı zamanda kukla oyununun gerektirdiği gizemli havaya da …

Okumaya Devam Et