Bana bir şey sormuştu. Onu hatırladığım ilk andan bahsediyorum. Ne sorduğunu net hatırlayamıyorum ne yazık. En başından anlatayım: Bir toplantı masasında oturuyorduk. O benim sol çaprazımdaydı. Toplantının içeriğini de tam hatırlamıyorum. Galiba yaptığımız sözleşmenin bir maddesi üzerinde konuşmak için gelmiştim. Onların şirketine avukat olarak gitmiştim. Daha yeni başlamıştım ama birkaç kere görüşmüşlüğümüz olmalıydı. Daha önce varlığını fark etmesem de oradaydı. Sonra bana bir şey sormuştu. Galiba bu konuda ne kadar çalıştığımı anladığını not olarak düşen bir soruydu. Yani o soruyu sorduktan sonra aynı tarafta olduğumuzu hissetmiştim. Normalde karşı tarafta olduğumuzdan değil. Tüm insanlara karşı ikimiz kabilinden. Soru önemli değildi zaten, …
Etiket: #soru
12.06.2020
Yaşadıkları topraklara sahip olan devletin tüm imkânlarını kaçak olarak kullanıyorlardı. Kendilerine Kunduzi diyorlardı. Onları bir araya toplayan üç kişiden biri olan adamın lakabıydı Kunduz. Lider ve bir nevi bu topluluğun fikir babası o olduğundan onun ismi konulmuştu. Bir de kunduzların yaptıklarını tam olarak uyguladıklarından… Bir kunduz nasıl baraj kurarsa onlar da kendilerine barınak kuruyor, tıpkı onlar gibi etraflarını kendilerine göre şekillendiriyorlardı. Aralarında işbirliği yapmışlardı bu üçlü, topluluklarını iyi yönetebilmek için. İsimleri yoktu. Sadece lakapları vardı. Kimlikleri bile yoktu ki… Ahmer, topluluklarındaki insanlardan sorumlu olan adamdı. İş bölümü, evlilikler, anlaşmazlıklar… Ahmer kızıl demekti. Et rengi… Kanı, eti, duygu ve heyecanı temsil …