Yaşamaktan, hissetmekten korkan insanların aşırı yapmacıklığıyla selam vermişti bana. Burnumu kıvırdım. Kocası da aynıydı. Ama tam tersi davranıyordu. Ağır abiler gibi, vakarla davrandığını zannederek. Gerçi o kabadayılar gibi değildi. Ya da kendilerini kuvvetli zanneden, gerçekten kuvvetli oldukları için bu zanları daha kökleşmiş olan insanlar gibi… O hep bilen, haklı olan, içinde müthiş bir potansiyel bulunan insanlar gibi yapan tiplerdendi. Bilmediği bir şey varsa susar, bilen birisi konuştuğunda o da biliyormuş gibi yapardı mesela. Yani bu çiftle pek bir işimin olmayacağı anlaşılmıştı. Hoş, benim kimseyle işim olmazdı. Ben de böyle bir tiptim işte. Fazla düşünüp incelemekten git gide mutsuzlaşmış olsa da …
Etiket: #ağır
13.07.2025
Gösteremediği sevginin ağırlığı bağlanmıştı ayaklarına sanki. İşte bu ağırlıkla yavaş yavaş yürüyordu. Yüzünde telaş vardı ama acele etse de adımlarını hızlandıramıyordu. İşte onun için çaresizlik de eklenmişti telaşa. Bir apartman kapısına dikilmişti gözleri. Adımları onu kapının önüne getirdiğinde bu kez gözleri belli bir zilin üzerine sabitlendi. Ama şaşkınlık da belirmişti yüzünde. Yüzü, ıslak bir bez konmadan dinlenmeye bırakılmış, acemi bir ev hanımının yoğurduğu kurumuş bir hamur gibi ifade değiştirmekte zorlanıyor, tüm ifadeler çizgilerinde kaybolmak bilmediğinden korku filmlerindeki palyaçolara benziyordu. Zilde beklediği ismi bulamamıştı anlaşılan. Diğer zillere baktı. Tanıdık bir tane vardı. Onun zilini çaldı ama umutsuzdu. Zilin sahibi o zaman …
05.07.2020
Yürüdüğün her adımın bir mücadele olduğunu düşünsene bir. Ya bir yamacı tırmanıyorsun, ya da bir yamaçtan iniyorsun. Sen bir dağın eteklerinde ikamet ediyorsun. Yaşadığın evde bile odana yürürken yer eğimli… Vadide bir şey yetiştirmek zorundasın. Karnını doyurmaya mecbursun ne de olsa. Ve diğerlerini… O durumda bir de aşık olduğunu düşün. Bazen çok hafiftir adımların. Aranızda aslında gündelik; ama sana mucizevi gelen bir şey geçmiştir. “Nasılsın?” demiştir sana meselâ. “AA, sesin kötü, hasta mı oldun?” demiştir belki ve elinin tersini alnına koyup ateşine bakmıştır sevgiyle. Gözleriniz çarpışmıştır ya da… Bazen de o lanetli adımlar ağırlaşır. Dünyaya geldiğine pişmansındır o zamanlar. Yok …