12.03.2020

Canı sıkılıyordu. Kediyi yanına bir ip parçasını ritmik bir şekilde sallayarak çağırdı. Biraz onunla oynarsa belki… Kedi gelmemişti. Telefonunu eline aldı, arayacak kimse yoktu. Sosyal medyaya baktı ama hep aynı şeyler geziyordu ortalıklarda. Katkıda bulunası yoktu bu saçmalığa. Bir şeyler izlemek için bakındı, o an izlemek isteyeceği bir şey bulamadı. Müzik? Yoktu, can sıkıntısını giderecek bir müzik bulunmuyordu. Bir hamam böceğini parçalayarak öldürmeye koyuldu. İçinde kapsüller bulunan bir böceği seçmişti. Evi böcekler basacaktı büyük ihtimalle. O bunu bilmiyordu tabii. Zaten o da can sıkıntısını gidermemişti. Evi düzenlemeye girişti. Dağınık olmayan bir yeri düzenlemek saçmaydı. Uyumak istedi, uyku da tutmadı. Hayal …

Okumaya Devam Et

14.08.2018

Denizin üstünde türlü türlü kuşun uçması onu hep meraklandırmıştı. O ki, sular aşmıştı amacı için ama havayı hep merak etmişti. Keşke havada da uçabilseydi. Oralara da çıkıp oraları da fethedebilseydi. Herkes tarafından biliniyordu gittiği yol. Hatta, bir gün bir insan, derisinin altına azıcık acıtan bir şey bile yerleştirmişti. Gerçi acı geçtikten sonra bitmez tükenmez bir farkındalığın kaşıntısı olmuştu ama. Yani izlendiğini biliyordu somon A341. Evet, numarasını bile biliyordu. Nereden bildiğini bilmiyordu. Hatta, nasıl öleceğini de biliyordu. Bir ayının midesinde, ona uykularında eşlik etmek için, yani onun iyi bir uyku çekebilmesi için ölecekti. Ayılar hakkında da bir sürü şey biliyordu. Mesela, …

Okumaya Devam Et

20.05.2018

Canı sıkılıyordu ve yapabileceği hiçbir şeyin can sıkıntısını geçiremeyeceğini biliyordu. Bir tek şey hariç. Onu yaptığı taktirde can sıkıntısı gidecekti ama diğer tüm şeyler de gidecekti onunla birlikte. O da can sıkıntısını geçici olarak unutturan ya da azaltan şeyler yapıp hayatına devam etmeyi tercih etmişti. Öldüğünde, mezarına “Zaten canı sıkılıyordu,” yazmalarını vasiyet etti. Zaten canı sıkılıyorduysa neden yaşamaya devam ettiğinin kesin hiçbir açıklaması yoktu.

Okumaya Devam Et

01.03.2018

Bazen ne yapsam işe yaramayacağını idrak ederim. O kadar ağır bir yüktür ki bu, taşıyamayacağımı anladığımda öylece unuturum. Başka bir çarem yoktur çünkü. Unutmak en iyisidir bazen. Sonra tekrar idrak ve tekrar unutma… Bu acı verici bir süreç olsa da gurur vericidir çünkü bilirim ki bunu bir kere bile idrak edemeyen milyonlarca insan bulunmaktadır yeryüzünde. Gurur vericiliğinin yanı sıra utanç vericidir. Bunu kaç kere idrak etsem bile yaşamaya devam etmek ve tekrar tekrar unutmak, unuttuğunu bile bile unutmak… Kelimenin tam anlamıyla aptallık değildir de nedir? Aynı hatayı defalarca yapana ne denir? Bu kez öyle yapmayacaktım. Kendimi öldürecek ve bu kısır …

Okumaya Devam Et