23.01.2023

Havada öylesine süzülen eflatun bir tüy kadar ferahtım. Kimseye verilecek bir hesabım kalmamıştı. Peki bundan sonra ne yapabilirdim? Daima istediğim tek şeyi… Buradan, etrafımdaki insanlardan ayrılabilirdim. Ödenecek tüm borçlarımı ödemiş, alabileceğim her şeyi almıştım. Artık yapmam gereken tek şey yapmak istediğim tek şeydi. Yanıma sırt çantama sığan birkaç şey alıp kimseye veda etmeden çıktım. Ufka kadar yürüdüm. Sonra… Sonra renksiz bir yere geldiğimi fark ettim. Ne renk vardı orada, ne de herhangi bir duyu organımla algılayabileceğim bir şey. Hiçlik vardı. Ben de oraya atıldım. Geri dönmekten, gerideki çoklukta hiçliği bilmekten iyiydi.

Okumaya Devam Et

13.12.2018

Birisini sevmezsiniz, sevmediğinizi söyleyemezsiniz, sonra da başka birisini sevmeye, hatta o sevgiyi onunla yaşamaya başlarsınız. İşte, ihanet ettiniz bile. Çaresizliğe boyun eğip cesur davransaydınız… Suyun yönünü baştan değiştirseydiniz… Onu artık sevmediğinizi derhal söyleseydiniz… Siz korkak mısınız? Yoksa cimri mi? İki şeyin de; yani geçmişinizin ve geleceğinizin de elinizde kalmasını isteyecek kadar cimri ya da istifçi mi? Ya da kararsız mısınız? Kalbinizle değil de; kalp zihin arası gidip gelen o tuhaf mantığınızla mı karar veremiyorsunuz? Siz ihanet edenler… Siz ne yapıyorsunuz? Peki ya ben? Bana neden daima ihanet ediyorlar? Ben ne yapıyor ya da ne yapmıyorum da böyle oluyor? Belki de …

Okumaya Devam Et