07.04.2025

Yatağından kalktı. Adımları arasında bir sürü kavga edilmesi mümkün aralıklarla mutfağa doğru yürüdü. Oysa o kimseyle bir alacak verecek işine girişmeye zahmet etmemişti şu ana kadar. Yine de adımları arasındaki zamanı kavgalarla ölçmek isteyeceği tutmuştu sebepsizce. Temiz mutfak tezgâhında duran kirli cezveyi güzelce yıkadıktan sonra kendisine zifir gibi bir kahve yaptı. Soğutmadan içmeyecekti ve içerken mutlu olmayacaktı. Kafein ihtiyacının karşılanmasından ötürü rahatlamayacaktı bile. Sadece zifir gibi koca bir fincan kahve içmiş olacaktı. Kahveyi fincanı içinde tezgâhta bırakarak yatağına geri döndü. Adımları bu defa daha hızlıydı. Uzandı ve uykuya daldı. O uyurken kahve soğuyacaktı. Peki insanlar barışabilecekler miydi? Uyandı. Mutfağa zamansız …

Okumaya Devam Et

03.06.2020

Aramıza bir şehrin girmesi hiç önemli değildi benim için. Onu seviyordum. Zaten arada kaçamaklar yapıyorduk birbirimizi görmek için. Uçağın varlığına müteşekkirdik. Bazen ani sürprizler yapardık birbirimize. Bu böyle yıllarca sürdüğünde, anladık ki, biz uzakta bir sevgilimizin var oluş fikrini sevmiştik ve böyle devam etmeyi düşünmekteydik. Hiç yakınlığı, yakın olmayı özlemiyor muyduk? Birbirimize hiç ihanet etmiş miydik? Kavuşmayı hayal etmiyor muyduk; yoksa ediyor gibi mi yapıyorduk? Bu soruların yanıtını bilsem de bilmesem de aslında onları öğrenmekten çok onları sormak önemli olduğundan, böylece bırakmayı tercih ediyorduk. Ben bile, onun bana ihanet edip etmediğini merak etmemiştim. Etmiyorum çünkü. Bir gemici gibi her sahilde …

Okumaya Devam Et