Hafif bir serinlik var sokakta; ama önümdeki duvarla yanlarımdaki apartman duvarları yüzünden bu harikulade havadan aldığım zevki eksik tadabildiğimi hissediyorum. Ne yazık ki burada onu beklemeye mecburum. Bu çıkmaz sokakta… Önümdeki duvarın nereye ait olduğunu bilmiyorum ama oldukça eski bir binanın parçası olsa gerek; çünkü duvarları oluşturan taşların araları bayağı ayrılmış, üflesem birbirlerinden vazgeçecek sanki her biri. Hatta aralarında otlar büyümüş, kökleri de duvar taşlarının arasına nifak sokmaya çoktan başlamış, o eriten asitlerini salmadalar şimdi. Hatta şu aralar yapıyorlardır muhtemelen, ben onlara bakarken… Utanmadan… Duvardan biraz daha uzaklaşıp bekleyişime devam ediyorum çaresiz. Bana bir şey verecek. Çok önemli olduğunu söyledi. …
Etiket: #öykü
19.04.2020
Halı sahayla falan işimiz yoktu bizim. Ha, önce biz kimiz, ondan bahsedeyim değil mi? Kurduğum bir okul ve okulun idaresi, başta bahsettiğimiz bizi oluşturuyor. Dediğim gibi, halı sahayla zerre işimiz yoktu bizim. Spor aletleriyle de… Biz doğada spor yapılması gerektiğini savunan ve programı bu şekilde ayarlayan bir okulduk. Tırmanıcılık, mağaracılık, engelli koşu, yerleştirme engeller değil gerçek engeller olacaktı, binicilik, yüzme, denizde yüzülecek, manejde değil doğada at binilecekti, bahçecilik, teori kadar pratik de yapılacaktı… İşte böyle etkinliklerimiz olacaktı. Laboratuvarlarımız deney malzemeleri kokacak, mini patlamalarla ödümüzü koparacaktı. Sabun, kostikle değil külle, kendi ellerimizle yapılacaktı. Temizlikçi olmayacak, kirlettiklerimizi temizleyecek öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz bulunacaktı …
17.04.2020
‘Çocukluğumdan itibaren kararlıydım, yazar olacaktım.’ Yok öyle bir şey aslında. Çocukluğumda hâkim olmak istiyordum ben. Önce avukat tabii mecburen… Öylesine yazıyordum bazen. Sonra büyüdüm. Hâkim falan olamadım. Avukat bile olamadım ki hâkim olayım. ‘Ama yazdım, yazdım, yazdım!’ Hadi oradan. Hiç de öyle olmadı. Yazmak istedikçe yazamadım. Öööylece kaldım. Yazdığım her cümle çıktığı zaman kendimi bir halt sanıyordum çünkü. Yazmanın zor zanaat, yazarlığın insan üstü bir şey olduğunu falan düşünüyor, her sözcüğümde kendimi zirveye biraz daha yaklaşmış hissediyordum. Yazdığım her şeyi özgün, başkasının akıl edemeyeceği şeyler zannediyordum. Büyük cümleler kuruyor, yazdıklarıma tapıyordum. Her sözcüğümün önemli olduğunu düşünüyor, yaratma eyleminin çok çok …