27.07.2023

Birinci bölüm

İkinci Bölüm

Evet, gerçekten de akıllı, zeki ve duyarlıyım. Onun gibi değilim. Duygusallığın içine gömülerek gerçeklerden kaçmıyorum. Kendimi düşünüyor, kafamı çalıştırıyorum. Yaşamaya çalışıyorum yani. Hayatta kalmaya ve iyi yaşamaya…

Onun gibi değilim ben. Bana sorarsanız duygusallık ya da ne bileyim işte… romantiklik lüksten ibaret. Başka ne olabilir?

“Akıllı ve zeki bir kadın olmanın laneti yani ha?”

Sesi yumuşuyor. İşte budur!

“Eh,” diyorum. Fazla konuşmanın bir anlamı yok. Bu tipler doldurabilecekleri boşlukları sever. Ona benim ne muhteşem bir kadın olduğuma inanmasını sağlayacak bir şey vermeme gerek yok, susmam ve yüzüne düşünceli gözlerle bakmam yeter.

Ha, belki gizemli birkaç söz edebilirim. Mesela:

“Onlar kelebeğin ağa gerili hâlini severler. Kaskatı olsun isterler, zamana karşı donuk olsun. Oysa onu güzelleştiren değişimidir. Bir kelebeği tırtıl ya da ölüyken sevmezler çünkü sadece gözlerinin önündekini görebilirler.”

Okumaya Devam Et

26.07.2023

Birinci Bölüm Adamın yanına yaklaşıyorum. Tabii ki yüzüklünün değil, şu romantik olan herifin. Tek başına duruyor. Cebinden bir kep kitabı çıkarsa şaşmam. Her iddiasına girerim öyle yapmak istiyor. “Şu an tam sizin hissettiğiniz  gibi hissediyorum biliyor musunuz?” “Kalabalıklar içinde yalnız olduğunuzu mu? Sanmam. Siz bu ortama gayet uyuyorsunuz bence. Hatta belki böyle yerler için yaratılmış bile olabilirsiniz.” “Çok ön yargılısınız beyefendi. Evet, öyle göründüğüm doğrudur, hatta bundan gurur duyduğum da bir gerçek. Bu, benim mükemmel bir kamuflaj ustası olduğumu gösterir. Tüm hayatımı iyi gizlenebilmek için harcadım çünkü.” “Neden?” “Neden mi? Bunu gerçekten bana soruyor musunuz? Hadi canım? Siz istediğinizce ufka …

Okumaya Devam Et

06.12.2017

Konuşmayı sevmiyordu. Kimseyle… Belki kendi kendisine… Gülmeyi seviyordu ama. İnsanlara gülmeyi seviyordu. Sadece konuşmak gereksiz geliyordu ona. Bir gün bir dergide bir makale okumuştu. Kargalar, papağanlar, maymunlar ve filler diğer hayvanlara göre zekiydi ve bunun nedeni topluluk halinde yaşamalarıydı. Yani bu insanlar için de geçerliydi. Ne kadar iletişim kurarsan o kadar zeki olurdun, beynin o kadar çok gelişirdi. Bu kadar basitti. En azından bu araştırma ve türevleri böyle söylüyordu. Oysa o iletişim kurmayı sevmezdi. Toplumla belli bir iletişimi de yoktu. Yani en aza indirgemişti her şeyi. Peki zekası? Ona göre gayet iyi çalışan bir zihni vardı; çünkü insanları, daha doğrusu …

Okumaya Devam Et