03.05.2020

Parka biraz yürüyüp kendisini arındırmak için gitmişti. Çocuk sesleri, martı sürüsünün sesine karışmış, bir araya geldiklerinde hangi sesin hangi canlıdan çıktığı belirsizleşmişti. Parkın görece sessiz bir köşesine gitmek için yürüdüğünde o çocuğu görmüştü. Oraya ne bir martı; ne de başka bir çocuk uğramıştı. Yetişkin bile yoktu. Sadece devasa bir döner kaydırağa tırmanmaya çalışan ufak tefek bir kız çocuğu ve o vardı. Hatta kendisini fazlalıkmış gibi hissetmişti bir an. Sonra çocuğa dalmıştı gözleri. Aklından içinde bulunduğu an uçup gitmişti yerini geçmişe bırakıp. Benzer bir kaydırağın tepesindeydi. Çocuğun yaptığı gibi yapmamış, normal yoldan yani merdivenden çıkmıştı. Bir adamdan duyduğuna göre, bir tür …

Okumaya Devam Et

27.04.2020

Sokaklar… Sokaklar insan yapımı olsa da güzel. Gerçi onları güzelleştiren insan yapımı olmaları değil. Tepede güneşin parlaması, rüzgarın hafifçe üflemesi bazen. Bazen sertleşmesi. Yağmurun yağması ve karın atıştırması. Nereden çıktı bu sokak güzellemesi değil mi? Belki sokakta onu görmüş olmamdır bunun sebebi. Saf bir çocuk… Ne tuhaf, adını bile bilmiyorum. Hoş pek önemi yok bunun ama… Önemli olan şey onunla karşılaşmış olmamız ve onun benden bir et dürüm istemiş olması. Benim de onun isteğini yerine getirip; kendim de çok sevdiğim bir yerden uzun bir et dürüm almış olmam. Mayonezli istemişti dürümü. Mayonezden nefret etsem de aldım. Beni ilgilendirmez gerçi, yiyen …

Okumaya Devam Et