16.07.2025

Gecenin ortasında, ıssız parkın pürüzlü taşlarının üzerinde, çıplak ayak parmaklarının ucuna basarak yürüyordu. Kusmuklara basmamaya çalışıyordu. Ve cam kırıklarına. Ve sivri taşlara… Ayakkabılarını kaybedeli günler olmuştu. Kaybettiği bir sürü şey arasında onu en çok üzen şey de bu olmuştu. Oysa ben olsaydım ruhumun kaybına daha çok üzülürdüm. Belki de henüz onu kaybettiğini fark etmemişti. Parmak uçlarına basmaktan yorulduğundan tam bir köpeğin özenle oluşturduğu bir idrar birikintisinin üzerine indi topuğu. Ama daha fazla umursayacak hâli kalmamıştı. O da cam parçalarına ya da sadece sivri taşlara basmamaya özen göstermekle yetinir oldu. Adamı uzaktan görünce sevindi. Mutluluğunun sebebi o değildi. Gerçekten mutlu olduğu …

Okumaya Devam Et

28.11.2023

Yalnız hisseden insanlar için yapıldım. Bedenimi oluşturan her bir parça, onları daha az yalnız hissettirmek, yalnızlıklarını her temasla azaltmak, bir süreliğine unutturmak niyetiyle yapıldı. Kendisi de yalnız hisseden, becerikli biri tarafından… Sağlamdım. Yıllardır yağmur altında kalsam da üzerimdeki boya bile kalkmamıştı, yeni boyanmış gibiydim, kirlenmez ya da paslanmazdım. İnsanların yalnızlıklarıyla arkadaştım, kalabalıktım. Ya da bazı hayvanların… Yuvasından düşen bir kuş ayaklarımın dibine kadar sürüklenebilmişti bir gün. Orada huzurla ölebilmeyi ummuş, yaşlı bir kadın tarafından kurtarılmıştı. Birkaç milyon anlığına, hem kadın hem de kuş kurtulmuştu böylece. Terk edilmiş, tek başına nasıl yaşayacağını bilmeyen bir sürü köpek gelmişti bana. Bir süreliğine onların …

Okumaya Devam Et

15.11.2023

Eski tarz bir mimardım ben. Hem mimar, hem müteahhit, hem de bir inşaat işçisi. Bundan zerre kadar utandığım ya da böyle olabildiğim için kibirlendiğim yoktu. Aslında bir zamanlar kibirlendiğim doğruydu; ama işimi yapmanın zevki diğer tüm duygularımı önemsizleştirmişti. Baba mesleğim müteahhitlikti. Babam yaşamı boyunca çok fazla risk almış, neredeyse hep kazanmıştı. Kaybetse bile çok az şey kaybettiğinden, bir servetin müstakbel sahibi olarak doğmuştum. İnşaatlarda büyüdüğümden mimar olma fikri neredeyse doğuştandı. En çok eski mimarlara özenirdim; çünkü onların gerçekten işin başında olmaları işlerini daha iyi yapmalarını sağlıyordu. Ürünlerinden anlayabilirdiniz bu gerçeği. Kendi kendime söz vermiştim. Ben de böyle bir mimar olacaktım. …

Okumaya Devam Et

03.05.2020

Parka biraz yürüyüp kendisini arındırmak için gitmişti. Çocuk sesleri, martı sürüsünün sesine karışmış, bir araya geldiklerinde hangi sesin hangi canlıdan çıktığı belirsizleşmişti. Parkın görece sessiz bir köşesine gitmek için yürüdüğünde o çocuğu görmüştü. Oraya ne bir martı; ne de başka bir çocuk uğramıştı. Yetişkin bile yoktu. Sadece devasa bir döner kaydırağa tırmanmaya çalışan ufak tefek bir kız çocuğu ve o vardı. Hatta kendisini fazlalıkmış gibi hissetmişti bir an. Sonra çocuğa dalmıştı gözleri. Aklından içinde bulunduğu an uçup gitmişti yerini geçmişe bırakıp. Benzer bir kaydırağın tepesindeydi. Çocuğun yaptığı gibi yapmamış, normal yoldan yani merdivenden çıkmıştı. Bir adamdan duyduğuna göre, bir tür …

Okumaya Devam Et