Uzun, çok uzun bir zaman olmuştu görüşmeyeli. Onunla görüşmek istediğimden değil gerçi. Kazara karşılaşmasaydık o zehirli olduğunu yumuşacık, uysal bakışlarından asla anlayamayacağınız gözlerle zehirlenmek ister miydim sanıyorsunuz! Hayatımı mahvetmişti. Yavaş yavaş… Daha gerçekçi bir taraftan bakarsanız kendi hayatımı mahveden benim aptallığımdan başkası değildi. Ne de olsa kimse insana izin vermediğin bir şeyi uzun bir süre boyunca, hem de istikrarla yapamaz. “Görüşmeyeli nasılsın canım? Hayatında kayda değer gelişmeler oldu mu bakayım?” Hiçbir şey değişmemişti. Değişeceğini de beklediğim yoktu. Ama ne bileyim, hiç mi geceleri aklına gelmiyordum? Anlaşılır gibi değildi. Ben tanımadığım birisine kötü geçen günümden dolayı biraz sesimi yükseltsem içim sızlardı. …
Etiket: #göz
10.06.2025
“Hepimiz kolaya kaçmayı severiz, bu bir gerçek. Yine de artık sadece kolayı sever olduk be yavrum,” demişti yaşlı kadın, o yoğun, kapkara gözlerini gözlerine sabitleyerek. Sanki kadının gözleri birer manyetik tornavidaydı da karşısındakinin deneyimsiz gözlerinin içine bir fikri vidalamaya uğraşmaktaydı. Karşısındaki gündelik düşünüp gündelik yaşayan, kendi hâlinde bir gençti. Gözleri kolay kolay vida tutmazdı. Nitekim elindeki telefona kaçamak nazarlar atmaktaydı. “Ne olmuş ki teyzeciğim? Sen de fazla yapışıyorsun geçmişe. Burcun neydi senin bu arada? Bence boğasın sen boğa.” “Ah be kuzum! İşte bak, beni hiç dinlemeden soruveriyorsun burcumu hemen. Çünkü kolaya kaçıyorsun. Beni hiç dinlemeden bir çantaya tıkmaya çalışıyorsun. Ama …
05.06.2020
Bir ada vardı. Nerede olduğunu bilmiyorum. Kazara oraya götürülüp yine kazara yaşadığım yere geri bırakıldım çünkü. Söylediklerine göre, muhtemelen her kelimesi doğruydu, bir hapishaneden kaçan herkes buraya gelirdi. Nedenini bilmiyorum ama. Galiba sadece ben bir hapishaneden kaçmamıştım. Bir adam vardı… Çok güzel, çok çok güzel flüt çalardı. Uzunlu kısalı bir sürü flütü vardı. Bir kısmı kemikten, bir kısmı ahşaptandı. Galiba hepsini kendisi yapmıştı. Önemli değildi gerçi, çok güzel çalardı. Her şeyin sesini taklit edebilirdi. Gök gürültüsünün sesini bile taklit ettiğini işitmiştim… Bir kadın vardı. O da çok güzel masal anlatırdı. ‘Hamaklara!’ diye bağırırdı. İstediğinde çok gür çıkardı sesi. Herkes hamaklarına …
14.05.2020
Birisinin sadece güzelliğini haykırmak mıdır aşk? Yoksa ona ulaşmak için harcadığın çabada mı gizlidir? Belki de ikisi ve hiçbiridir. İkisi ve hiçbiridir; çünkü aşk akışkan ve katıdır. Çünkü aşk biçim değiştirir. Görünür ve görünmezdir. Aşka ilişkin söylenecek sözcüklerin hepsi de çelişkili ve çelişkisizdir. İşte bakın, yine oldu. Belki de aşk, çelişki ve çelişkisizliğin arasındaki o kuvvet, o ivmedir. O enerjidir. Bunlar, o hayvanla karşılaştığım an aklıma gelmişti. Bir sokak köpeğiyle… Belki de; sokağa bırakılmış bir ev köpeğiydi; çünkü tertemiz ve mağrurdu. Tüyleri de bakımlıydı. Bu köpeğe bakmakla nasıl olmuştu da aklıma aşk gelmişti? Köpeğe aşık olacak halim yoktu tabii. Ben …