07.05.2018

Gözlerini açmadan elini sol tarafına götürüp varlığını hissetmeyi bekledi. Adamın kaslı gövdesinin varlığı güvende hissetmesi için yeterliydi. Yanı sıra, sevdiği, çok sevdiği bir varlığın dünya yüzünde olabileceğini hatırlatıyordu ona. Birisini düşünürken gözlerinizi yaşartan türde bir sevgiydi bu. Aşk çok geçici geliyordu bu sevgiyle karşılaştırıldığında. En azından o öyle düşünüyordu. Acaba sevdiği kadar seviliyor muydu? Nedendir bilinmez, bunu pek umursamıyordu. Yeterince sevmediği için mi umursamıyordu; yoksa tek amacı sevebileceği bir varlık bulmak mıydı? Belki de o bunu itiraf edecek kadar dürüsttü ve kendisine yeterince güvenip kendisini yeterince sevebiliyordu. Kendisini sevdiği için de sevgisini verebilecek kadar cömertti. Uygun birisine verebileceği kadar…

Okumaya Devam Et

14.04.2018

Kanepenin üzerinde oturuyorlardı. Birbirlerinden bir insan boyu uzaktaydılar. Bir hayaletin, o hayaletin dolduracağı boşluktan ne bir milim eksik, ne de bir milim fazla bir boşluktu aralarındaki. Artık aralarında olmasa da daima düşünüldüğü için iki tarafı keskin bir kılıç gibi ruhlarını, birlikteliklerini biçiyordu boşu boşuna. Birbirlerini sevginin en gerçeğiyle sevseler de o varlık bu gerçeklikten şüphe duymalarına neden oluyordu işte. O insana ihanet falan etmemişlerdi. Sadece onun istediği olmamıştı o kadar. Yine de; onu sevdikleri için hayal kırıklığını üstlenmişlerdi hiç düşünmeden. Oysa kendi hayal kırıklığının sorumluluğunu alamayan birisi onların sevgisini hak etmemeliydi. Her şeye rağmen; onun payına yalnızlık düşüyordu ve bu …

Okumaya Devam Et

13.04.2018

Deliliğin tanımını yapmak kadar saçma bir şey olabilir mi? Evet. Aşkın ve sevginin tanımını yapmak… Bu üç kavram herkes tarafından serbestçe kullanılmasına rağmen en tartışmalı kavramlar arasında başı çekiyor. Yine de sevip aşık olabilen bir deli olmayı hedefleyen biri olarak; bu kavramların tanımsızlığıyla gurur duyuyorum ve bu tanımları her yönüyle üzerimde barındırmak istiyorum. Bunun için yapmam gereken şey çok basit. İstediğimi yapıyor, istediğimi söylüyor, istediğimi bırakıyor, istediğimi kapıyorum… Aslında, her tanımı üzerime almak yerine herkes gibi sadece kendi tanımımı yaratıyorum. Bunu da dünya görüşü olarak benimsiyorum. Benimsiyordum… Bir gün, uzun zamandır görüşmediğim çocukluk arkadaşımın arayıp davet etmesi üzerine, kenar mahallelerden …

Okumaya Devam Et

23.02.2018

İnsanlar onu çok severdi. Herkes… Neden bu kadar sevilirdi, hiç anlam veremezdi. Ne yapsa sevilirdi. Ne yapmasa… Hep sevilirdi. Üzerinde bir yük hissederdi önceleri. Sevilmenin onun yazgısı olduğunu düşünür, buna layık olmaya çalışırdı kendisince. Başkalarının suçlarını üstlenirdi mesela. Bir sürü insanı böylece kurtardığı olmuştu. Hem de en ufak bir zarar görmeden… Bir sürü insan gördü. Kendisinden katbekat iyi olan bir sürü insan… Sevilmeyen, bir şekilde, bir özelliği için hoş görülmeyen… Gerçi onun her şeyi mükemmel falan değildi ama seviliyordu işte. Buna bir türlü anlam verememişti. Nasıl seviyorlardı onu insanlar koşulsuzca? Neden? Yakışıklı sayılmazdı. Normal bir insandı işte. Kadınlarla arası da …

Okumaya Devam Et