Lazımlığında oturuyor, kendince şarkılar söylüyordu. Lazımlık kupkuruydu. Çişini yapmak için onu bekliyordu. Bilinçsizce… O gelmiyordu, gelmeyecekti. Küçücük zihni bunu ne zaman anlayacaktı? Zihni mi güçlüydü; yoksa ihtiyaçları mı, zaman gösterecekti. Ancak bir bebeğin anlam verebileceği şarkıları tükenmiyordu. Tüm kararlılığına rağmen, o gelmiyor, gelmiyordu. Ağlamıyordu da. Şarkı söylüyordu hala…
Kategori: Beklenmedik
06.05.2019
Kolyesindeki boncuklar kadar insan öldürmüştü. Bizzat yapmaktaydı bu kolyeyi. Boncuklarını taktığı her insanı pişmanlık ve kararlılıkla öldürmüştü. Boncuklar rengarenk ve çeşitli şekillerdeydi. Onları topraktan yapmıştı. Öldürdüğü insanların karakterlerini onlarda yaşatmak için… O, ölüme sevdalı bir kiralık katildi.
05.05.2019
“Mahkumlar…” diye bağırdı. “Artık mahkumların ömürleri üretken insanların ömürlerine eklenebilecek! Ya da gönüllü insanlar artık sevdiklerine ömürlerimden verebilecekler…” Bir politikacının sonuçsuz vaatleri miydi yoksa bunlar?
04.05.2019
Uçsuz bucaksız bir denizin üzerinde yürüyen bir çocuğun görüntüsü bir türlü gitmek bilmiyordu zihninden. Yürürken, konuşurken, yemek yerken, uyurken, tuvalete giderken… Çocuğun cinsiyeti belli olmasa da yüzü ve ayakları gayet net görünmekteydi. Ayakları uzun ve inceydi iki uçlarından, parmak ve topuklarından bir elle çekilmiş gibi. Yüzü de uzundu; ama alnı ve çenesi görece genişti. Gözleri kapalı olduğundan renkleri belli değildi. Hamileydi üstelik. Öyle sanıyordu ki, çocuğu rahmine düştüğünden itibaren başlamıştı her şey. … Bebekler doğduğunda, birisi kız birisi erkek iki bebek dünyaya getirmişti, ikisi de zihninde gördüğü bebeğe benzemiyordu. Bir kere ikisi de esmerdi. Zihnindeki çocuk bembeyazdı. Yüzlerinin benzeyip benzemeyeceğini …
03.05.2019
“Mecra Kitapçısı…” Dükkanın adı buydu. Ücra bir yer bulabilmişti. Kirası ucuzdu. Emekliliğinden sonra oyalanacağı bir yer olsun diye ve okuyabilmek için tercih etmişti böyle bir dükkan açmayı. Bir şeyler kazanabilmek de cabası olacaktı. Öyle olmamıştı ama… Kazanamamıştı. Kitaplar tozlanmış, kira ve fatura ödemeleri aydan aya cepten verilmiş, sermayesi git gide eksilmişti. Yine de devam etmişti işine. Aylardır bir tek kitap satamasa bile… Bir gün, dükkanının önüne yaşlı bir sokak şarkıcısı gelip; hiç duymadığı bir şarkıyı icra etmeye başladı kemanı eşliğinde. Kadının sesi de; kemanınki de gürdü. Çıkmaz sokağın duvarlarında yankılanıyor, uzaklara ulaşıyordu. Ve… insanlar geliyordu akın akın. Dükkana da giriyordu …
01.05.2019
Bir sarayın granit duvarındaki bir tek mermer blokun altındaydı o hazine haritası. Saray duvarı yıkılmazdı. Belki restore ederken… Bir şekilde restore etmeye ikna edebilirse devleti… Bir şekilde içlerine sızabilirse… Hazine onun olacaktı. Rüyasında görmüştü bunu, biliyordu, gerçekti, emindi. Saray restore edilmeye başlandı, içlerine sızdı… ama granit duvardaki tek mermer bloku bulamıyordu. Yoktu işte.
28.04.2019
Hayranlıkla bakıyordum köpeğin tüylerine. Bir de baktım, gözlerimde çırılçıplak olmuş köpek, tüyleri yok oluvermiş. O heybeti gitmiş, sanki köpek köpekliğini unutmuş.
23.04.2019
Hiç doğmaması gerektiğini hisseden bir çocuğa bir sürü hediyeler alıp sonra aynı şeyleri tekrar hissettirmek…
22.04.2019
Rüzgar, mutasyon geçirmiş olan bir tohuma aşık olmuş, onu anası ve babasından kaçırmıştı. Gittiği her yere götürmüştü onu; oysa tohum kuruyana kadar filiz vermemiş, kök salmamıştı. Rüzgarsa aşık olabileceği potansiyeli hayal ettiğiyle kalmıştı.
20.04.2019
Katırlar üreyemezken; bir at ile bir eşek birbirleriyle çiftleştiklerinde nasıl oluyor da üreyebiliyordu? Bir çocuk, nasıl oluyor da…