27.12.2022

Birinci Bölüm Normalde bu saatlerde çoğunlukla kitap okurdum ama canım istemiyordu. Bana minderinde uzanmış kısık gözleriyle bakan kediye bakmaktan başka bir şey yapmayı arzulamıyordum. Büyüktü, çok büyüktü. Yine de minderin dışına taşmamış, onu tamamen doldurmuştu. Şu basit minder, sanki onun için, pahalı kumaştan yapılma lüks bir yatak gibi görünüyordu. Ona yakışıyordu. Keyfine fazlasıyla düşkün bir hayvan tanrıya benziyordu. Eskiden bir hayvana tapmış olan insanların varlığı hiç de tuhaf gelmiyordu artık. Kendimi büyük bir bilinmez şey tarafından seçilmiş bir insan gibi hissediyordum. Aslına bakılırsa öyleydim. Evet, bir kedi bilinmez bir şey değildi. Ama o, bilinmez sebeplerle beni takip etmiş, benim evime …

Okumaya Devam Et

07.04.2020

Elinde bir megafon, devamlı bağırıyor. Keşke megafon taşımasa… Ne dediğini de anlayamıyorum ki. Bir şey satıyora da benzemiyor. Ne diye bağırıyor bu adam? Yaklaşıyorum… … “Ne iş olursa… Ne iş olursa… Vallahi billahi yaparım! Her işi yaparım abi! Allah rızası için! İş istiyorum abi! Abla! Abla o çantalar çok ağır değil mi?” Bunu söylerken megafonu kapatıyor. Gerçekten çok ağır torbalar taşıyan yaşlıca bir kadına söylüyor bunları. Kadının torbalarını ve sırt çantasını çabucak alırken; “Para istemez,” diyor.

Okumaya Devam Et