Bunaldım. Neden bunaldığımı düşünmeye başlamak bile zor geliyordu, ben de evden çıkıp kendimi yollara vurayım dedim. Bunaldığım her zaman böyle yaparım. Her zaman düşünmek zor gelir çünkü. Düşünemediğimden değil, düşünmek hiç işe yaramadığından. Yollara düşmekten başka yapacak bir şey olmadığından. Yine şehir dışına kadar yürüdüm. Geri dönen bir otobüs olduğundan böyle yaparım, otobüsün geçtiği yere kadar uzun uzun yürür, sonra, akşam olunca da otobüse binip eve giderim. Aslında gece yürümek de hoşuma gider ama bir kadının o saatlerde yürümesi hiç mantıklı değil. Ufak tefeğim ve hiç korkutucu görünmüyorum. İnsanlar bana çok yaklaşmazlar, pek arkadaş canlısı bir insan sayılmam ama gece… …
Etiket: #kedi
02.12.2020
Kapıdan çıkarken; eşiğin hemen yanına ilişmiş kedimin gözlerine uzun uzun baktım. Kapıyı kapatmadım. Ona evden çıkma seçeneğini sağlamalıydım. Tıpkı tanrının bize yaşamı reddetme seçeneğini değerlendirebileceğimiz aklı vermiş olması gibi.
26.07.2020
Kendi kendisine bir şeyler mırıldanırken ne kadar da huzurlu görünüyordu. Sakin… Kirpiklerinin mırıldandığı şarkının melodisine uygun kıpırdanışı, sessiz bir enstrümanı, kirpiklerini, şarkıyla birlikte çaldığını düşündürtüyordu insana. Sanki kirpik kıpırtılarının sesini işitebilen bir canlı için icra ediyordu. Keşke ben de onları işitebilseydim! Derin bir sesi vardı. Mırıldanırken etrafındaki havayı hafifçe titretecek kadar pes… Genelde bir iş yaparken mırıldansa da şimdi bacak bacak üstüne atmıştı. Gür kaşlarından etrafı seyrediyordu sadece. Nasırlı ellerini kavuşturmuş, onları gözlerimden uzaklaştırmış olsa da her birinin yerini çok iyi biliyordum. Minnacık bir kedi, ayaklarının dibine gelip kucağına tırmanmaya başladığında, işini kolaylaştırmak için vücudunu kedi açısından konforlu bir duruma …
12.07.2020
Tavuğun derisini yüzdüm. Pişirdikten sonra yüzdüğümden tavuk harika kokuyordu. Derisinin kokusu da sinmişti. Yememek için kendimi çok zor tutuyordum. Oysa onu kedilere vermeliydim. Onlar çok seviyorlardı, biliyordum. Ben de onları seviyordum. Deriyi de seviyordum ama… kedileri daha çok seviyordum. Hiç sevmediğim; ama kedilerin sevdiğini bildiğim parçaladığım bir adet yumurta sarısıyla birlikte bir kaba koydum derileri ve onlara ikram ettim. Yumurtanın sarısını hiç sevmezdim.
10.05.2020
Birbirlerini dinlemeyen, otomatik cümlelerle konuşan insanların arasında sivrilmemin, tuhaf karşılanmamın tek nedeni hiçbir şeye inanmadığımı, yani bir nihilist olduğumu söylemem olduğuna inanamıyorum bir türlü. Pek sivrildiğimi de söyleyemem; ama tuhaf karşılandığım doğru. Resmen insanlar beni bunu söylediğim için küçümsüyor yahu! İnanabiliyor musunuz? Oysa benim yaptığım tek şey, onları kendilerine yansıtmak. Nasıl olur da hiçbir şeye inanmam ben! Ben mi? Hani her sabah yediğim yumurtaların sarılarını kedilere afiyetle yemeleri için ikram eden ben… Hani tüm gün, köpek gibi çalıştıktan sonra akşamları köpekleri doyuran ben… Hafta sonlarında yaşlılarla saatlerce bulmaca çözen, defalarca dinlesem de; anılarını ayrıntılarıyla dinlemek isteyen, dişsiz gülümsemelerini çekip alıp …
06.05.2020
Telefon çalıyor. Her defasında yaptığı gibi ekrana bakıyor, ismini göremediğim kişiye göre ayarladığı bir ses tonuna karar vermek için duraksayıp açıyor. “Efendim…” Ciddiyet ile samimiyet arası, orta karar bir ton bu. Muhtemelen pek görüşmediği birisi aramış. “… Tabii, tamamdır. … Ben ayarlarım. Nasıl? Dişi mi istiyorsunuz erkek mi? … Tamam, ne kadarlık olsun? … Peki…” Muhtemelen ürettiği kedilerden birisine talip olan biri aramış. “Buraya gelir misiniz? … Süper, ne zaman? … Okey… Sizin gibi birisinin evine geleceği için çok şanslı gerçekten… Görüşmek üzere.” Doğruydu, onun kedileri arasından ayrıldığı için şanslı bir yavru vardı ortada. Kedilerden nefret eden birinin nasıl olup …