04.04.2018

Bir kasa… Babası ona miras olarak şifreli bir kasadan başka bir şey bırakmamıştı. Küçük bir kağıda da şifreyi yazmıştı. Yani şifreyi vermeyecek kadar gaddar değildi en azından; ama kasadan sadece birkaç tohum çıkmıştı o kadar. Hiçbir tohuma benzemeyen, her birinden farklı şeyler çıkacağı belli, bir avuç tohum. Her birini farklı bir saksıya ekince, tohum sayısının otuz olduğu kesinleşmişti. Aylar geçti ve tohumlar çatlayıp hepsi değişik renk ve şekillerde olan bitkiler yüzlerini gösterdi. Biri hariç… Diğer tohumlar büyüdüler ve değişik meyve ve sebzeler ortaya çıktı. Her birinin tadı harikaydı ama o tohumdan bir şey çıkmamıştı. Artık tek ilgilendiği şey o tohumdu. …

Okumaya Devam Et

02.04.2018

Bir nohut kadarım ve cinsiyetsizim. Kanatlarım var. Bir nohut gibi yuvarlak değilim. Zarifim. Bazıları benim bir peri olduğumu söylüyor ama ben peri falan değilim. Sadece istenmeyen bir çocuğum. Çocuğun ruhu falan değilim. Onun ta kendisiyim. Bir kürtajdan sonra, nasıl olduysa, oluşuverdim. Ben de bilmiyorum. Annemi takip ettim. Saçlarının arasına kadar tırmandım. O bilmese de bana konuşmayı öğretti. Bir kuştan da uçmayı, kanatlarımı verimli bir şekilde kullanmayı öğrendim. Babamın kim olduğunu bilmiyorum. Orada birkaç kişi varmış. Bunu annem söyledi. Söylerken üzgündü. Bir daha da evlenmedi. On üç yaşındayım şimdi. Belki evlenir ama beni düşünüp üzülmediği bir gün bile olmadı. Onunla konuşmaya …

Okumaya Devam Et

14.02.2018

Makası aldı. Paslı bir makastı… Aldı ve saçlarını kesmeye başladı. Yavaş yavaş, adeta tel tel kesiyordu. Her telde gereksiz, boş bir şakırtı yankılanıyordu. Her bir tele atılmış tokatlardı sanki bu şakırtılar. Şak… Bir şarkı öğrenmiş, öğretmeninden sınıfın ortasında söylemek için izin almış… Daha ilk ölçüler… Bir sözcük bile tamamlanmamış daha… Şak… Gerisini anımsamak istemiyor. Şak… Bir kafede, dört kişiler. İkisi kız ikisi erkek ama aralarında hiçbir şey yok, arkadaşlar sadece. Bir parti hakkında konuşuyor üçü. Onun haberinin olmadığı bir parti… Şak… Bir kedi… Onun kucağında gayet mutlu, mırlıyor. Tam o sırada bir kız, kediyi sevmeye çalışıyor. Yapmacık ve gayretkeş bir …

Okumaya Devam Et

23.11.2017

O masalı dinlediğinde okula yeni başlamıştı. Babası, okula giderlerken anlatmıştı. Anlatmıştı anlatmasına da ne yaparsa yapsın sonunu anımsamıyordu. Masalda anımsadığı çok az şey vardı zaten ama o masalı dinledikten sonra hayatının değiştiği muhakkaktı. Bilinç dışında bir yerlerde hayatı kökten bir şekilde değişmişti. Sonraları babasına çok sormuştu ama hatırlamıyordu adam koskoca masalı. Üstelik belirli, hatırlanması kolay bir zamanda anlatmış olmasına rağmen. Hatta bir ara anlattığına pişman olduğundan mı hatırlamıyormuş gibi yaptığını bile düşünmüştü. Sonuçta bu kadar olağan dışı bir masal herkese anlatılmamalıydı. Hayatımızda nadiren karşılaştığımız büyülü şeylerden biriydi. Hatta bu sanısını o kadar çok ciddiye almıştı ki, kanser olan babasının son …

Okumaya Devam Et