21.12.2018

Doğuştan kuduzdu. Evet, bu hastalık kimseye bulaşmazdı; ama genetiğinde böyle bir şey vardı. Sık aralıklarla salya üretir, irtifalı yerlerdeymiş gibi oksijen kapmak istercesine soluklar alır, sudan nefret eder, karanlığı sever, en ufak şeye kızar ve incir çekirdeğini doldurmayan şeylerden nem kapıp huysuzluk nöbetleri geçirirdi. Vücut ısısı da pek fazlaydı kendisini bildi bileli. Ayrıca, cinsel iştahı çok küçük yaşta artmış, başını sık sık derde sokmasına neden olmuştu. Sudan hoşlanmamasına rağmen kudurganlığını beslediği, onun kendi doğal ortamında hissetmesini, rahatlamasını sağladığı için alkole bayılırdı. Alkolü mezelere katarak tükettiği bile olurdu. Katı kıvamlı, kaymak gibi haydarinin içine en sertinden bir çay bardağı alkol… O …

Okumaya Devam Et

15.12.2018

Bir vejeteryan yemeği olduğunu düşünsem de falafeli seviyordum. Her şeyden önce doyurucuydu ve ben doymak istiyordum. Çift dürüm sipariş ettim ve lokmaları en hızlı yoldan mideme gönderiverdim. Kolay değil, neredeyse iki gün mideme bir şey girmemişti ve ilk gördüğüm yer de bir falafelciydi. Yemeğimi bitirdikten sonra, şöyle diyaframdan, şöyle tüm vücudumla derin bir nefes alıp verdim. Dünyadaki tüm havayı almak istermiş gibi uzandım havaya burun deliklerimle. İki taneydi ve küçüklerdi; ama bir deneyecektim. Alabilirdim, yapabilirdim! Ciğerlerimin son sınırına kadar aldım. Ve diyaframımı son raddede genişlettim. Son molekülüne kadar çıkardım aldığım havayı ciğerlerimden sonra. Uzatabildiğimce uzattım. Sanki bir daha almayacakmışım gibi …

Okumaya Devam Et

16.11.2018

Soluk sesi… Bir insanın yaşamak için verdiği mücadelenin hissedilebilir yegane göstergesi… Bir insanın, yaşayışının melodisi; üflemelilerde soluk, ritimde yürek… Birisine aşık olup olmadığını bilmiyorsan… Ya da onu gerçekten sevip sevmediğini… boş ver beylik testleri, beni dinle… Eğer soluk sesini tanıyorsan, ayırt ediyorsan diğer soluklardan; yüzünün şeklini, sesinin tonunu hatırlamasan da olur… Aşıksındır ona sen. Daha önemlisi, seviyorsundur. İşte o dertli kadın da bahsetmişti bana sevdiceğinin soluğundan. Hayret etmişti garibim, onlarca soluk içinden nasıl ayırt edebildiğine. Hatta kendince bir test yapmış da şimdi hatırlamıyorum. Galiba başkasının telefonundan aramış sevdiceği ama sadece soluk sesinden tanımış, bir olasılık değilmiş, tanımış işte, eminmiş onun …

Okumaya Devam Et

16.09.2018

Kızağa koşulmuş bir çift köpeğin soluk seslerinden başka hiçbir ses duyulmuyordu. Henüz kızak hareket etmediği için karda sürüklenme sesini duymak mümkün değildi. Bir de eğer işitme duyunuz iyiyse, hafifçecik bir insan soluması duyabilirdiniz. Genç bir kadının hafif, emin ve rahat soluklarını. Bu soluklardan, kadının çok güzel rüyalar görebildiğini anlamanız mümkün mü, bilinmezdi ama öyleydi. Çok mutlu bir kadındı. Köpeklerini, kızağını, kendisini ve birkaç gün sonra göreceği kocasını çok sevdiği için değil. İçten gelen ve bitmek tükenmez bir mutlulukla kutsanmıştı o. Bunun tek nedeni buydu. Bu arada, kocasını deli gibi özlemesine rağmen neden hala kızağı hareket ettirmediği bir gizemdi. Belki de …

Okumaya Devam Et

31.07.2018

Bir noktaydı. Cümle sonlarındaki nokta, noktalığına ilişkin küçük bir yan anlamdı sadece. O her anlamıyla nokta olduğunu hissediyordu. ‘nokta’ sözcüğünün tüm anlamlarını içerdiğini düşünüyordu. Nokta ideasının ta kendisiydi o. Çizgileri oluşturan noktaların hepsi oydu. Öyle hissediyordu. Tüm noktalarla bağlantılı olduğunu, hepsinin kendisi olduğunu… Bir ruhunun olması bile bununla ilgiliydi. Ruh, bir nokta kadar ve noktadan ibaretti. Öyle olmalıydı, o buna inanıyordu. Zaten onun için bir ahiret günü söz konusu olamazdı. Her şey bir nokta kadar ahirdi çünkü. Bu inancı boş inanç gibi görünebilirdi ilk bakışta ama her şeyi oluşturan şey noktalar, yani bir tek nokta olduğuna göre, her şeye aynı …

Okumaya Devam Et

30.07.2018

Amaçsızca yürürken; elimin üstünde ılık bir nefesin hissiyle irkildim. Kafasını öne eğmiş elimi koklayan bir Sibirya Kurdu’na aitti bu nefes. Başıboş bir kurt… Hem de safkan… Ne köpek ne kurt… Hem köpek hem kurt… Gözlerinin buz mavisi… Ah o mavide kıvılcımlanan hiçbir şeyden etkilenmeyeceğini ilan eden ışıklar… Neden benim elimi koklamıştı ki bu hayvan? Neden bu kadar yaklaşmıştı bana? Yani, şikayet ettiğimden değil de… Belki de… Canım sıkıldığında, bana eşlik etmesini istediğim bir ruhtaş aradığımda bende ortaya çıkan uluma isteğinin kokusunu almıştı. Malum siyasi görüşle hiç alakası olmayan bir kurt sevgisinin kokusunu almış olmalıydı ta içimde. Belki de onun ne …

Okumaya Devam Et