23.01.2023

Havada öylesine süzülen eflatun bir tüy kadar ferahtım. Kimseye verilecek bir hesabım kalmamıştı. Peki bundan sonra ne yapabilirdim? Daima istediğim tek şeyi… Buradan, etrafımdaki insanlardan ayrılabilirdim. Ödenecek tüm borçlarımı ödemiş, alabileceğim her şeyi almıştım. Artık yapmam gereken tek şey yapmak istediğim tek şeydi. Yanıma sırt çantama sığan birkaç şey alıp kimseye veda etmeden çıktım. Ufka kadar yürüdüm. Sonra… Sonra renksiz bir yere geldiğimi fark ettim. Ne renk vardı orada, ne de herhangi bir duyu organımla algılayabileceğim bir şey. Hiçlik vardı. Ben de oraya atıldım. Geri dönmekten, gerideki çoklukta hiçliği bilmekten iyiydi.

Okumaya Devam Et

04.01.2023

Penceremin karşısındaki ağacın pencereme bakan dalında duruyordu. Her nedense tamamen ona odaklanmıştım. Vücudunun her kıpırtısına… Kanat seslerini kulağımın dibindeymiş gibi yakından duyuyordum. Kendimi kurtarmak için arkamı döndüm. Sonra geri dönüp camı sertçe kapadım. Zihnimde bir ses duydum tam o an: “Fırsatı kaçırdın! Oysa sana bir karga olma fırsatı verecektim. Buradan uçup gidecektin. İstediğin yere…” Camı tekrar açtım. Karga oradaydı. Gözlerinin içine bakıp bekledim. “Peki,” dedi ses ve… Bir kargaydım artık. Penceremdeki çaresiz gözlerimle kendim olmayan bana bakıyordum. Benim hatalarımın sorumluluğunu bu karga mı alacaktı yani! Onunla yer değiştirmiş olmalıydık. “Evet,” dedi. Ses gamsızdı. Ben de öyle olmaya karar verdim. Bu …

Okumaya Devam Et

02.01.2023

“Birinci Bölüm” “İkinci Bölüm” “Üçüncü Bölüm” “Dördüncü Bölüm” Sağ salim işten çıkıp eve geldim. Kasaba gitmeme gerek yoktu, etin bir kısmı kalmıştı. Ben de kendime biraz çorba yapacaktım, bana yeterdi. Eve geldiğimde oradaydı. Beni selamlamış, sonra da mindere geçmişti. Bu kez mutfağa gidip çorba yaparken bacaklarıma sürtünüşünde hiç de bir hayvan tanrının gururlu hâli yokmuş gibi görünse de mesele hiçbir zaman gurur olmamıştı. Zaten bunu yaparken bile son derece gururlu görünüyordu. Sevgisini gösterenlerin o içten yanmalı gururu vardı onda. Neden bilmiyorum ama bu hayvan beni sevmişti. Ben de sevgisiyle kutsanmış, pırıl pırıl parlamış hissediyordum. Bu kez de yemeklerimizi göz göze …

Okumaya Devam Et

29.12.2022

“Birinci Bölüm” “İkinci Bölüm” “Üçüncü Bölüm” Kendim için köftenin kıymasını yoğurup dolaba koydum. Onun etini içine gömdüğüm parazit haplarıyla birlikte hazırlasam da dokunmamıştı. Beni mi bekliyordu? İki saat boyunca onu okşamaktan, kaşımaktan ve yanında bulunmaktan başka hiçbir şey yapmamıştım. Telefonuma bile bakmamıştım. Evde buzdolabının ve onun mırıltısının sesinden başka hiçbir ses yoktu. Hazırladığım kıymayı çıkarıp oracıkta soğanı rendeleyerek tekrar yoğurup şekillendirdikten sonra fırına attım. Patates yapmayacaktım, canım istememişti. Yine birlikte göz göze bakarak yediğimiz yemeğin ardından dokunulmamış tek şey parazit tabletleriydi. Onları alıp yarın arkadaşı vermek için çantama koydum. Yine pijamamı bile giymeden oracıkta uyuyakalmıştım. Yine bebekler gibi uyumuştum. Ve …

Okumaya Devam Et

28.12.2022

“Birinci Bölüm” “İkinci Bölüm” Bir şeye bağlanmanın yan etkisi de buydu. Kedi gibi ne yapacağı kestirilemeyen bir varlığa bağlanmak mantıklı sayılmazdı. Aslında böyle şeyleri düşünmek saçmaydı, biliyordum ama bir şeyleri garantiye almaya çalışmak benim için bir tür ihtiyaçtı. Mutsuz bir insan değildim. Sadece mutlu değildim. Her şeyi ortalarda yaşamak benim için idealdi. İşe vardığımda geç kaldığımı fark eden çaycımız beni şaşırtarak bir şeyimin olup olmadığını sormuş, bana koyu bir kahve getirmişti. Türk kahvesinden pek hoşlanmasam da ikramını zevkle içmiştim. Beni düşünerek verilmiş bir şeydi neticede. Ayrıca sabah espressomu içmeyi de unutmuştum. Tuhaftır, kahve gelene kadar kafein almadığımı bile unutturmuştu bu …

Okumaya Devam Et

25.12.2022

Eskiden hipnotizmaya manyetizma derlermiş. Benim yapacağım şey biraz öyle. Sesimi duyanların söylediklerimi sorgulamadan uygulamalarını sağlayan manyetik bir makine icat ettim. Henüz çalıştırmadım ama kesinlikle işe yarayacağına eminim. Onu önce babamın üzerinde deneyecektim. “Anneme her şey için özür dilediğini söyle ve onun iyiliği için gittiğini söyleyerek, her şeyi bize bırak, evin tapusunu annemin üzerine geçir ve def ol git. Bir daha da gelme,” diyecektim. “Ve kimsenin hayatını mahvetme…” Babam dediğimi yapıp gittiğine göre makine çalışmıştı. Başarmıştım! Şimdi ne yapacaktım? Küçük bir makine olduğundan onu yanımda taşımak zor değildi. Makinenin adını “Süje” koymuştum. Aslında saçmaydı. Süje makineden etkilenen insanlar için geçerli olabilirdi …

Okumaya Devam Et

21.12.2022

Kafam yamru yumru. Tıpkı ikiz bir soğan gibi görünüyor. Size daha kötüsünü söyleyeyim, içimde de bir başka biri var. Şu ana kadar hiç doktora gitmedim, ama eğer gitseydim, iki çeşit DNA’m olduğunu söyleseler zerre şaşırmazdım. Ben büyüdükçe o da büyüdü. Kafam konusunda her zaman bir şeyler işitmişimdir ama hiç kimsenin sırrımı bilmiyor olması bana üstün olduğumu hissettirdiğinden o laflara hiç üzülmedim. Ben şanslıydım. İki kişiydim ve iki kişi olmak şanstı. Daha az hata yapabilirdim. İçimdeki kişi hangisi, ben hangisiyim diye bile sormuyordum kendime. Ben bizdim işte. Kendimle hiç kavga etmemiştim. Sadece iki ayrı düşünceyi iki ayrı zihin, tarafsızca ölçüp biçerek …

Okumaya Devam Et

27.10.2022

Kalktım. Yatağım çok yumuşaktı, birazdan ne yapacağımı düşündüğümde kalkmak çok zor geliyordu. Yine de kalkmıştım işte. “Aferin!” Sesin nereden geldiğine bakmama gerek yoktu. O daima göz hizamda olurdu. Bir şey demedim. Bana aferin demesi umurumda değildi. Kendi derdim bana yeterdi. Çırıpçıplak soyunup iç çamaşırlarımı dahi giymeden hiçbir dikişi, düğmesi, fermuarı ya da buna benzer bir aksesuarı olmayan, çok uzun bir şeritetenibaret giysimi vücuduma dolamaya başladım. Toplam yirmi bir metreydi ve onu vücuduma doladığımda kendimi bağırsakla sarılmak zorunda olan bir kangal sucuk gibi hissederdim. Yine de hareketlerim sanıldığı kadar kısıtlı olmazdı. Onu giymekte ustalaşmıştım. Şeridin rengi kırkızıydı ama biraz daha afili …

Okumaya Devam Et

25.05.2022

O gün de bahçemde kazanım kaynıyordu. Marmelatlar ve reçeller yapıp satıyorum da… Büyük bir meyve bahçesi olan bir arkadaşım var, yani meyveler daha az masraflı oluyor. İki ortak bu şekilde geçinip gidiyoruz. Arkadaşımın işi kolay, o sadece meyveleri yetiştiriyor. Bense hem yapıyorum hem de kavanozları satılacakları mercilere götürüyorum. İşte o gün de marmelat için çekirdeklerini aldığım vişneleri kaynatıyordum. İçine prefabrik bir ev kurduğum küçücük bir arsam vardı. İşte orada bulduğum odun ve ufak tefek şeylerle ateş yakıyor, tüpten tasarruf ediyordum. Kazanın başında beklerken kitap okuyordum ki onu gördüm. Sayfayı çevirirken gözüme ilişivermişti. Bir kurttu. Ormana yakın bir yerde otursam da …

Okumaya Devam Et

05.05.2022

Eski dostum Karınca’yla uzun bir dünya turuna çıkmıştım. Uzun zamandır istediğim tek şeydi. Başka dostum da yoktu. Ben de hem işime yaradığından hem de başka yapacak bir şey olmadığından onu da aldım yanıma. Pekâlâ yürüyerek de çıkabilirdim ama bu benim için gereğinden fazla zor olurdu. Rahat bir yolculuk istiyordum. Karınca’nın gazı için de para ayırmam gerekiyordu ama belli bir birikim yapmayı akıl etmiştim. Zaten uzun zaman boyunca bunun için beklemiştim. Hem bu işlerden anlayan bir arkadaşım, onu zorda kalırsam güneş paneliyle de çalışabilir duruma getirmişti. Ülkeyi dolaşmayı henüz bitirmemiştim. En azından kendi ülkemin her karışını dolaşmayı hedefliyordum. Diğer ülkelerin belli …

Okumaya Devam Et