17.06.2023

Çantasından anahtarını çıkarttı ve eli titreyerek kapıyı açtı. Adeta anahtar onu evine kavuşturmak için sabırsızlanıyordu. Tanıdık ses eşliğinde açılan kapıdan anahtarı çıkarttı. Anahtar hemencecik delikten çıkmıştı. Şimdiden başka bir kavuşmayı arzu ediyordu sanki. Çantaya girdiğine üzülmüyordu. Ayaklarını paspasa koyarak içeri girdi. Ayakkabılarını orada bırakarak çıkarttı ve vakit geçirmeden onları yerlerine, ayakkabılığa benzer küçük rafa koydu. İki raflı mobilyanın üst rafından terliğini alıp ayaklarına giydi. Kapıyı yumuşakça kapattı sonra. Artık sığınağındaydı. Şarkı söylemeye başladı. Ve konuşmaya. Yaşadıklarını evinin değişen havasıyla, onu gördüğünde gerinen ve hafifçe yumuşayan duvarlarıyla paylaşmaya başladı. Etrafında insan olmadığından değildi. Epey arkadaşı vardı. Yine de evi özeldi. Ona …

Okumaya Devam Et

16.06.2023

Tam dört kardeşi olsa da o bir başınaydı. Beş çocuğun üçüncüsüydü. Kardeşlerine bakmış, evin işlerine katılmıştı. Yine de bir başınaydı. Onlarla koyun koyuna yattığında da öyleydi, kardeşlerinin bezlerini değiştirip onları uyuttuğu zamanlarda da… Bir gün, okulu bittikten sonra, öylece gitti. Eşyalarını bile almamıştı. Zaten özel eşyaları bile yoktu ki. Dişlerini fırçalamazdı. Kendisinden büyüklerin kıyafetlerini giyerdi. Öylece gittiğinde kimse eksiklenmemiş, sadece evden o eksilmişti.

Okumaya Devam Et

14.06.2023

Uçuşan tüyler arasından bir kuş kondu eline. Kuş çırılçıplaktı. Sanki havada bir yerde tüylere izin vermeyen bir bölgeden geçmişti. İnce bir tüy bile yoktu üzerinde. Bu hâldeyken çok kötü görünüyordu. Çok kötü! Sanki uzaydan gelme bir yaratıktı. Oysa basit bir karatavuktu bu. Ve ötüyordu. Çiftleşme çağrısını haykırıyordu. Yok, aslında haykırmıyor, cıvıldıyordu ama bu tüysüz hâliyle insana umutsuzca haykırıyormuş gibi geliyordu. Kuş ondan korkmuyordu. Elindeyken ötebilecek kadar rahattı. Kuş tüyleri alınınca korkmayı da unutmuştu sanki. Yok, başka çaresi yoktu. Kanatlarındaki tüyler olmadığı için uçamıyordu. Şimdi anlamıştı bu cesur görünen hareketinin sebebini. Acaba radyasyona mı maruz kalmıştı? Bulaşıcı bir şey miydi? Bu …

Okumaya Devam Et

13.06.2023

Kadınların, erkeklerin ve çocukların geldiği bir kuaför burası. Ben… Ben bir bilim insanıyım. Genetikçi… Ama kimse bilmiyor bunu. Onlar beni geveze bir kuaför zannediyorlar. Bir sürü personelim var. Bazen erkeklerin bakımlarını yaparım, bazen kadınların bazen de çocukların… Neredeyse her müşteriyle konuşmuşumdur. İlk gelen herkese ilk ben bakarım. İşçilerim bunu ne kadar önemsediğimi bilirler. Bu arada tıpta, ihtisas alanı olarak da psikiyatride ikinci diplomamı aldım. İki yıl da Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri okudum. Elim zaten böyle şeylere yatkındır, oldum mu sana bir kuaför… Sonra da bir proje dahilinde bir dükkanım oldu, boş verin ayrıntısını. Sonra ünlendikçe ünlendim. Ve şimdi, binlerce …

Okumaya Devam Et

12.06.2023

Yumuşacık bir eleştiri… Beni gördüğünde yüzünde hep o ifade oluşurdu. Muhtemelen fark ettiğimi bile anlamamıştı ama fark etmiştim bir kere. Yüzündeki ifadelerinin sığ bir çanağa atılan bir taşın her belli olması kadar net bir şekilde anlaşıldığını biliyor muydu? Kendisi hakkında bu malumata sahip miydi acaba? Bilmem… Ama bence değildi. Haberi bile yoktu bundan. Birçok şeyi çok uzaktan sezen ve anlayan biri olarak kendisi hakkında onu hiç tanımayan bir çocuğun bile anlayabileceği bir şeyi hiç bilmiyor oluşu ne kadar da heyecan verici bir çelişkiydi değil mi? Vallahi bence öyleydi, aynen öyleydi… Beni neden böyle yumuşacık ama kesin ve gevşemeyen bir eleştirellikle …

Okumaya Devam Et

11.06.2023

Özgürlüğün tadına varan bir tohumsun. Kendini, ne olacağını belirlemen için bir fırsat verilmiş sana. Tam şimdi. İstediğini olabilirsin. Hiçbir şey bile… Evet, hiçbir şey olmamayı da seçebilirsin. Bunu yapma özgürlüğün var! Düşünebiliyor musun! Sen… Ne olmak istiyorsun? Bir çift vakumlu antene benzeyen uzantı ve plazmadan oluşan bir merkezden ibaret olmayı seçtin. Evet bunu yaptın? Neden? Fark etmeyi ve değişebilir olmayı istedin çünkü. Fark ettiğin şeye göre değişebilmeyi…

Okumaya Devam Et

06.06.2023

Dişlerindeki tüplerin içinde zevk taşıyan bir yılan üretmeyi planlıyordu. Kesinlikle zehir ya da daha fazlasının istenmesine meydan verecek türde bir uyuşturucu değil… Bir anlık bir zevk işte. İnsana bir defa yetecek bir şey. Aşı gibi… Bir daha aldığında hiçbir şey hissedemeyeceğin için bir daha isteyemeyeceğin bir tür zevk… Zordu. Tanımlaması bile zordu ama yapmıştı. Öyle bir yılan üretebilmişti. İstediğim gibi, bir insan sadece bir defa o zevki hissedebiliyor, bir defadan sonra yılan ne kadar da ısırsa sadece dişlerinin tenini delmesini ve bir sıvı zerk edilmesini hissediyordu o kadar. Sonra, çiftleşme mevsimi geldiğinde yılan yok oldu ve birkaç gün sonra geri …

Okumaya Devam Et

05.06.2023

Düşlerimi gerçekle bağlayarak sal yapmıştım. Hayatın içinde yüzebilmek için bu şarttı. Belki herkes böyle yapıyordu ama kaç kişi bunun ayırdındaydı ki? Ya da gerçekten kaç kişi düşlerini bağlamak için uğraşırdı? Birçoğu da sadece gerçekten oluşan bir sal yapmıştı. Düşlerden oluşan bir sala göre çok daha katı bir sal… Aman… Başkalarından bana neydi ki? O salı yüzdürürken öylece, sakince denizde yüzen birisini gördüm. Uzakta olduğu için sadece yetişkin bir insan olduğunu anlayabilmiştim. Sonra ona doğru çektim kürekleri ve yaklaştığımda onun ölmek üzere olduğunu anlayabildim. Ya da uyuduğunu… Hemen inisiyatif kullanıp su a atlayarak onu salıma çıkarttım. Dilerim emeklerim boşa gitmezdi de …

Okumaya Devam Et