Keşke birisini kendim için sevmeseydim sadece. Yani evet, insana en yakın kişi kendisi, hatta ‘kişi’ diyecek kadar dahi ayrı değil insan kendisinden ama işte… içimdeki romantik kadın keşke birisini kendim için sevmeseydim sadece, diyor. Onu her görüşümde, Ezgi Aktan’ın ‘bundan İbaret’ini dinliyorum. Tabii görür görmez değil… Zihnimde görüşünde ve fırsatım olabildiğinde yapıyorum bunu. Tabii ki resmen görüyorum; ama gördüğümden çok daha fazla zihnimde görüyorum. Eh, buna ‘aşk’ demiyorlar mı? O da böyle bir şey değil mi zaten? Ah! O bunları aklına bile getirmiyordur. Bilmiyor ki… Bilse de… Bilse ne güzel olur diye geçirsem de içimden, tam olarak istemiyorum bunu. Engeller …
Etiket: aşk
11.10.2018
Zamanlar öncesinden gelen, gerçek dışı bir adama aşık olmuştum bir zamanlar. Bir kadının yarattığı bir adama… Başka bir zaman, yine zamanlar öncesi bir adama aşık oluvermiştim ve yine gerçek dışıydı. Bu kez onunla konuştum. Çok konuştum… Kimseye anlatmadığım şeyler anlattım ona. Hiç kimseye anlatmayacağım. Anlatmak mümkün olsa ve kimse beni yargılamayacak olsa da bazen aşk anlatılmaz. Anlatmak en büyük ihanettir bazen… Sonra, artık büyüdükten sonra, gerçek insanlara aşık olmaya başladım. İşte ondan sonra, dik bir yokuşun inişine gelmişçesine, tuhaf bir boşluktan düşmeye başladığımı hisseder hâle gelmiştim nedense. Oysa gerçek canlı olmalıdır öyle değil mi? Değildi işte. Gerçek, canlı falan değildi. …
31.08.2018
Şimdi sana bir masal anlatacağım. Bu masal, dolunayda bir kurda değil de; gökkuşağında bir bal arısına dönüşen çocuklarla ilgili. Hiç böyle bir masal duymadın değil mi? Biliyorum… İşte o kadar gizlidir arı insanlar. Kurt adamlar cinsiyetçi olsalar da arı insanlar öyle değillerdir. Kurt adamlar parçalayıp öldürürler ama arı insanlar öyle yapmazlar. Ne yaptıklarını zaten anlatacağım. Sadece şunu söyleyeyim; onlar asla şiddet uygulamazlar. Kurt adamların dönüşüm eylemi bile şiddet doludur; oysa arı insanlarınki zorunluluk ve bedel ödemeyle ilgilidir. Bir arı soktuğunda iki gün içinde ölür. Bunu zaten biliyorsun öyle değil mi? Bilmediğin küçük bir ayrıntı var ama. Eğer bir arının soktuğu …
24.05.2018
Çok güzel gülüyordu ve bu, gülüşünün her hecesi, yüreğimi hoplatıyordu. Sanki her defasında çok yüksek bir yerde bungee jumping yapıyordum. Tek farkla ki, bunu yaparken midem bulanmıyordu. Sadece sarsılıyordu. İyi bir şekilde… Ha bir de kalbime bir gülün dikeninin batması gibi bir acı saplanıyordu. Bungee jumping yapan birisi bu tür bir şey hissetmezdi. Onu seviyordum. Ona aşıktım! Üstelik çok iyi iki dosttuk. Anladığım kadarıyla o da beni seviyordu ve… bana aşıktı… Bunu birbirimize söylememiştik. ne gerek vardı ki? İkimiz de gerçeği biliyorduk. Yıllar geçmişti. İki çocuğumuz büyümüş, küçük kızımızın bir oğlu olmuştu. Yani torunumuz… Biz bir kere bile birbirimizi sevdiğimizi …
15.05.2018
Ona ayrıcalıklı davranamazdı. Başkalarına öyle davransa sorun olmazdı ama ona yapamazdı. Her şey belli olurdu. Kimse öyle düşünmese bile, o bu durumdan öylesine korkuyordu ki, mutlaka bir şey belli ederdi. Sırf bunun için ona en ufak bir ayrıcalık yapmaktan kaçınması gerekiyordu. Böyle yapıyordu yapmasına da; diğer yandan da ona olan muhabbetini göstermek istiyordu. Aşktı bu, kızıl bir oddu. Ya koldan belli ederdi kendisini, ya yakadann… İstese de istemese de; ona farklı gülümsediğini fark etti. En kolay bu fark edilirdi zaten. Onun için gülümsediği an suratını ifadesizleştirmeye alıştırdı kendisini. Ama bu kez de sesinin tonunun değiştiğini fark etmişti. onu değiştirmek çok …
07.05.2018
Gözlerini açmadan elini sol tarafına götürüp varlığını hissetmeyi bekledi. Adamın kaslı gövdesinin varlığı güvende hissetmesi için yeterliydi. Yanı sıra, sevdiği, çok sevdiği bir varlığın dünya yüzünde olabileceğini hatırlatıyordu ona. Birisini düşünürken gözlerinizi yaşartan türde bir sevgiydi bu. Aşk çok geçici geliyordu bu sevgiyle karşılaştırıldığında. En azından o öyle düşünüyordu. Acaba sevdiği kadar seviliyor muydu? Nedendir bilinmez, bunu pek umursamıyordu. Yeterince sevmediği için mi umursamıyordu; yoksa tek amacı sevebileceği bir varlık bulmak mıydı? Belki de o bunu itiraf edecek kadar dürüsttü ve kendisine yeterince güvenip kendisini yeterince sevebiliyordu. Kendisini sevdiği için de sevgisini verebilecek kadar cömertti. Uygun birisine verebileceği kadar…
01.05.2018
İnsanların tuhaf inançları vardır. Tuhaf totemleri… Bunun nedeni, genellemeler yapan beynimizin sapması olsa gerek. Ne olursa olsun, nasıl olursa olsun bu totemler insan hayatında bazen önemli bir yer tutuyor. Oysa bana kalırsa zihin, bir an önce kanla birlikte atması gereken çöp muamelesi yapmalı onlara. Teker teker tahliye etmeli. Zaten tuhaf kuruntular olmadan da hayat oldukça zorluyor zihnimizi, bir de totemlerin yarattığı kuruntu… Evet, işimize de yaradığı oluyor totemlerin. Ama tamamen tesadüfi bir şekilde yarıyorlar ve sorsak da sormasak da bir işe yaramayacak olan sorularla tüketiyorlar beynimizi. Bir akşamüstüydü. Görmeyi çok istediğim, aslını sorarsanız, kör kütük aşık olmaya başladığım kızın dükkana …
14.04.2018
Kanepenin üzerinde oturuyorlardı. Birbirlerinden bir insan boyu uzaktaydılar. Bir hayaletin, o hayaletin dolduracağı boşluktan ne bir milim eksik, ne de bir milim fazla bir boşluktu aralarındaki. Artık aralarında olmasa da daima düşünüldüğü için iki tarafı keskin bir kılıç gibi ruhlarını, birlikteliklerini biçiyordu boşu boşuna. Birbirlerini sevginin en gerçeğiyle sevseler de o varlık bu gerçeklikten şüphe duymalarına neden oluyordu işte. O insana ihanet falan etmemişlerdi. Sadece onun istediği olmamıştı o kadar. Yine de; onu sevdikleri için hayal kırıklığını üstlenmişlerdi hiç düşünmeden. Oysa kendi hayal kırıklığının sorumluluğunu alamayan birisi onların sevgisini hak etmemeliydi. Her şeye rağmen; onun payına yalnızlık düşüyordu ve bu …
13.04.2018
Deliliğin tanımını yapmak kadar saçma bir şey olabilir mi? Evet. Aşkın ve sevginin tanımını yapmak… Bu üç kavram herkes tarafından serbestçe kullanılmasına rağmen en tartışmalı kavramlar arasında başı çekiyor. Yine de sevip aşık olabilen bir deli olmayı hedefleyen biri olarak; bu kavramların tanımsızlığıyla gurur duyuyorum ve bu tanımları her yönüyle üzerimde barındırmak istiyorum. Bunun için yapmam gereken şey çok basit. İstediğimi yapıyor, istediğimi söylüyor, istediğimi bırakıyor, istediğimi kapıyorum… Aslında, her tanımı üzerime almak yerine herkes gibi sadece kendi tanımımı yaratıyorum. Bunu da dünya görüşü olarak benimsiyorum. Benimsiyordum… Bir gün, uzun zamandır görüşmediğim çocukluk arkadaşımın arayıp davet etmesi üzerine, kenar mahallelerden …
27.01.2018
İrade ve aşk… Bu iki kavram yan yana nasıl gelebilir? Gelse de birbirleriyle anlaşabilir mi? Bu soruların yanıtlarını bilmek istememiştim. Daha doğrusu bildiğimi iddia etmek… Aksini ummuştum çünkü. Aşk ve iradenin birbirleriyle anlaşabilmelerini… Aşkın yanında iradenin soğuk nevale gibi görünmemesini ummuştum. Deyim yerindeyse bir kız kurusu gibi… Aslında bu olmuştu. Sabırla… Bizim aşkımız gibi bir aşkta iradenin yeri olmuş muydu? Evet… Oldukça kirli bir geçmişi olan bir insanken onunla karşılaştığımda irademi kullanıp kendime, öfkeme sabrederek inşa etmiştim bu aşkı. En azından, kendime düşeni bu şekilde yapmıştım. O da bana özen göstermiş, önyargılarına boyun eğmemişti. Kendi tez canlılığı karşısında sabırlı olmuştu. …